Çöken tavan değil sistemin kendisi

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala


FATURA YURTTAŞA

Sağlık ocaklarının kapatılarak ASM’lere çevrilmesi ile başlayan 16 yıllık süreçte gelinen nokta koruyucu sağlık hizmetlerinin alarm vermesi oldu. Yalnızca hasta muayene etmeyen aile hekimleri aslında koruyucu sağlığın başında gelen aşılama, gebe ve bebek izlemleri, çocuk sağlığı, kronik hastalık takibi, kanser taramaları ve toplumun sağlık konusunda bilinçlendirilmesinde de önemli rol oynuyor. Ancak sağlık emekçileri, reçete ve rapor işlemleri, elektronik sistemlere veri girişi, bürokratik yük ve artan başvuru sayısının koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan zamanın her geçen gün daraltıldığını söylüyor.

Birinci basamak sağlık hizmetlerinin zayıflaması, yurttaş açısından daha uzun bekleme süreleri, hastanelerde artan yoğunluk ve sağlık hizmetine erişimde güçlük olarak geri dönüyor. Özellikle ekonomik nedenlerle sağlık hizmetlerine erişimde zorlanan yurttaşlar açısından bu tablo daha ağır sonuçlar yaratıyor. Uzmanlara göre koruyucu sağlık hizmetlerinin ihmal edilmesi, kısa vadede tasarruf gibi görünse de uzun vadede hem sağlık sisteminin maliyetini hem de yurttaşın sağlık yükünü artırıyor. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin en önemli sorunlarından bir diğeri ASM’lerin fiziki koşulları. Sağlık ocaklarının kapatılarak ASM’lere dönüştürülmesi sürecinde Türk Tabipleri Birliği (TTB) başta olmak üzere tabip odaları ve sendikalar, sağlık merkezlerinin kamu binalarında hizmet vermesi gerektiğini, aksi durumda birinci basamak sağlık hizmetlerinde ciddi sorunlar yaşanacağını belirtmişti. Aradan geçen yıllar bu uyarıları doğruladı. ASM’lerin önemli bir bölümü kamuya ait binalar yerine kiralık özel mülklerde faaliyet gösterirken, altyapı yetersizlikleri de sağlık hizmetinin sunumunu güçleştirdi. Geçen haftalarda İstanbul’da bir ASM’nin tavanının çökmesi ise yıllardır biriken sorunları yeniden gündeme getirdi.

OLAN HASTAYA OLUYOR

TTB Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Sibel Uyan, aile hekimliği sisteminin kuruluşunda topluma daha eşit ve nitelikli sağlık hizmeti sunulacağının ve koruyucu hekimliğin güçlendirileceğinin vaat edildiğini ancak bugün bu hedeflerin gerçekleşmediğini söyledi. Sistemin yaklaşık 16 yıldır sürekli mevzuat değişiklikleri ve yeni düzenlemelerle ayakta tutulmaya çalışıldığını belirten Uyan, kamuya ait sağlık binalarının giderek azalmasının ciddi bir sorun olduğunu vurguladı. Apartmanların alt katlarında, cami altlarında, hatta deprem açısından güvenli olmayan yapılarda sağlık hizmeti verilmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Uyan, “Çöken yalnızca binalar değil, birinci basamak sağlık sistemidir” değerlendirmesinde bulundu.

Dr. Sibel Uyan

∗∗∗

ERİŞİM ZORLAŞIYOR

Sağlık hizmetlerinin piyasalaşması yurttaşların hizmete erişimini de doğrudan etkiliyor. Özellikle deprem bölgesinde ulaşım sorunları nedeniyle yurttaşların ASM’ye ulaşmak için dahi ek maliyetlerle karşılaşabildiğini belirten Uyan, bazı ASM’lerde kayıtların dolu olması nedeniyle yurttaşların başka merkezlere yönlendirilmesinin de erişimi zorlaştırdığını söyledi.

∗∗∗

BİR HEKİME 4 BİN KİŞİ

Aile hekimliği sisteminin temel hedeflerinden biri, koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirerek hastanelere ve özellikle acil servislere yönelik başvuruları azaltmaktı. Ancak yıllık acil servis başvurularının 150 milyonun üzerine çıkması, birinci basamağın sağlık sistemi içerisindeki rolünün zayıfladığını ortaya koyuyor. Aile hekimlerine kayıtlı kişi sayısının bazı bölgelerde 4 bine kadar çıktığını belirten Uyan, gelişmiş ülkelerde bu sayının çoğunlukla 2 bin-2 bin 500 civarında olduğunu söyledi. Hasta sayısındaki artışın muayene sürelerini de düşürdüğünü ifade eden Uyan, bazı ASM’lerde hekimlerin günde 100-120 hastaya bakmak zorunda kaldığını belirtti. Bu koşullarda hastaya ayrılan sürenin dakikalara kadar düştüğüne dikkat çeken Uyan, “Böyle olunca nitelikli ve sağlıklı hizmetten söz etmek mümkün olmuyor” dedi.

Aşılama, gebe ve bebek izlemleri, kanser taramaları ve kronik hastalık takibi gibi koruyucu sağlık hizmetleri de artan iş yükünün altında kalıyor. Uyan, hekimlerin koruyucu sağlık hizmetlerini sürdürmek için çaba gösterdiğini ancak bürokratik işlemler, şiddet, rapor talepleri ve diğer idari yüklerin hekimlerin zamanını ve enerjisini tükettiğini söyledi. Birinci basamak çalışanlarının ücretlerinin çok sayıda kriter üzerinden belirlenmesinin performans baskısını artırdığını belirten Uyan, nüfus, aşılama, kronik hastalık takibi ve çeşitli göstergelerin ücretlendirmeye bağlanmasının sağlık hizmetinin niteliğini olumsuz etkilediğini ifade etti. Birinci basamağın güçlendirilmesi, hastaların sağlık ihtiyaçlarının öncelikle aile hekimleri tarafından değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda ikinci basamağa yönlendirilmesi gerektiğini belirten Uyan, aile hekimlerinin yalnızca reçete yazan hekimler haline getirilmesinin sistemin kuruluş amacından uzaklaşmak anlamına geldiğini anlattı. Uyan, birinci basamağın yeniden koruyucu sağlık hizmetlerinin merkezine yerleştirilmesi gerektiğini söyledi.


ANW

Çöken tavan değil sistemin kendisi
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

ANW ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.