
Duruşma öncesi çok sayıda yurttaş ve yaşam savunucusu Çervatoğlu’na destek olmak için adliye önünde bir araya geldi. Duruşmada Çervatoğlu’nun avukatları savunmanın kayıt altına alınmasını ve Fındıklı halkının da duruşmaya katılmasını talep etti. Mahkeme heyeti teknik yetersizlikler nedeniyle duruşmayı 26 Ekim saat 10.00’a erteledi.

DOĞMAMIŞ ÇOCUKLAR YARGILANIYOR
Duruşma sonrası açıklama yapan Ercüment Çervatoğlu, davanın yalnızca kendisiyle sınırlı olmadığını söyledi. “Yargılanan ben değilim, yargılanan doğmamış çocuklarımızdır” diyen Çervatoğlu, doğanın gelecek kuşaklardan ödünç alındığını söyledi.
Çervatoğlu, “Fındıklı halkı yargılanıyor. Bu bilinçle, suyumuza, toprağımıza, denizimize, yaylalarımıza, tüm Karadeniz’e sahip çıkacağız. Artvin’deki, Fatsa’da halkımızın yanında yer alacağız. Emperyalistlere ve onların yerli iş birlikçilerine karşı her zaman çocuklarımızın yanında olacağız ve onlara onurlu bir gelecek bırakacağız. Çocuklarımızın geleceği için bu kelleyi veririz” dedi. Çağlayan Vadisi’nin Fındıklı halkının içme suyu kaynaklarının ve belediyenin su tesislerinin bulunduğu alan olduğunu kaydeden Çervatoğlu, “Biz sermayenin milliyetine değil, doğal varlıklar üzerindeki tahakkümüne karşıyız. Suyun, toprağın, ormanın ve yaşamın yanında olmak; halkın söz, yetki ve karar hakkını savunmak bizim sorumluluğumuz. Biz kamusal görevimizi yerine getirdik” diye konuştu.
NE OLMUŞTU?
21 Temmuz 2025’te Çağlayan Vadisi’nde maden arama çalışması yapan Kanadalı altın madenciliği şirketi Eldorado Gold’un Türkiye iştiraki Tüprag Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin çalışanlarıyla karşı karşıya gelen yurttaşlar ve Çervatoğlu, bölgede çalışma yapılmasına tepki göstermişti.
Olayın ardından Çervatoğlu ve Terzi hakkında, maden şirketi çalışanlarının araçlarını durdurarak “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “ulaşım araçlarının hareketlerini engelleme, kaçırma veya alıkoyma” iddialarıyla dava açılmıştı.
