
Kariyeri boyunca koyduğu hedeflere adım adım ulaştığını söyleyen Pereira, “Teknik direktör olmak istiyordum, oldum. Ülkemde şampiyon olmak istiyordum, oldum. Yurt dışında kupa kazanmak istiyordum, kazandım. Premier Lig‘e ulaşmak istiyordum, ulaştım” dedi.
Portekizli çalıştırıcı, sıradaki hedefini ise “Premier League’de şampiyonluklar için mücadele edebileceğim bir seviyeye gelmek” sözleriyle açıkladı.
“ŞAMPİYONLAR LİGİ’Nİ KAZANMAK GİBİYDİ”
Şampiyonlar Ligi kupasının da hedefleri arasında olup olmadığı sorulan Pereira, öncelikle bu başarı için yarışabilecek koşullara sahip olması gerektiğini belirtti.
Wolverhampton’daki görevine değinen deneyimli teknik adam, “Kulübe duyduğum tüm saygıyla söylüyorum, Şampiyonlar Ligi’ni kazanamazsınız. Ancak o yıl Wolverhampton’ı ligde tutmak, Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak gibiydi” ifadelerini kullandı.
JORGE JESUS’UN ÖZGÜVENİNİ ÖVDÜ
Teknik direktörlerin oyun fikirlerini de değerlendiren Pereira, Pep Guardiola, Roberto De Zerbi ve Jorge Jesus’tan söz etti.
Jesus’un kararlılığını beğendiğini belirten Pereira, “Onun özgüvenine hayranım. Bir şeyi yapacağını söylüyor ve yapıyor. Bazı engeller var ama o yapıyor” dedi.
Farklı fikirleri antrenmanlarla kendi oyun anlayışlarına uyarladıklarını anlatan Pereira, Guardiola’nın kendisine önerdiği bir fikri de kısa sürede sahada uyguladığını söyledi.
KELVIN’İN GOLÜNÜ UNUTAMADI
Pereira, 2012-2013 sezonunda Porto’nun Benfica’yı Kelvin’in 90+2. dakikadaki golüyle 2-1 yendiği karşılaşmayı da anlattı.
Şampiyonluk yarışında kritik önem taşıyan golün ardından Jorge Jesus’a doğru koştuğunu belirten Portekizli teknik adam, rakibinin yaşadığı hayal kırıklığı için “O önümde yere düştüğünde onun acısını hissetmiş gibiydim” ifadelerini kullandı.
Porto’ya bağlılığını da dile getiren Pereira, kulübe yardımcı antrenör olarak dönmesinde minnet duygusunun etkili olduğunu söyledi. Birlikte çalıştığı Porto Başkanı Andre Villas-Boas’ın ise o dönemde de kulübe ilişkin projeleri bulunan, tutkulu ve hırslı bir isim olduğunu belirtti.

