
Söz konusu yazıyı X hesabından alıntılayarak değerlendiren TİP Milletvekili Şık ise TFF Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu üyesi Avukat Abdullah Adır’a işaret ederek “Sorabilirsiniz, belki bir şeyler duymuştur” şeklinde bir paylaşımda bulundu.
Kimdir bu “hukukçu” TFF üyesi diye merak ediyor musunuz acaba? TFF Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu üyesi olan avukatınız Abdullah Adır’a da sorabilirsiniz, belki bir şeyler duymuştur. @abakingurlek
— AHMET ŞIK (@ahmetsahmets) November 2, 2026
Şık’ın açıklamasına yanıt veren Altaylı ise “Ahmet Şık’ın bugünkü yazımdan yola çıkarak verdiği ismin konu ile alakası bile yok. Kendisini tanımıyorum ve adını da ilk defa duyuyorum. Konunun adı geçen Abdullah Adır ile ilgisi yok. Şık keşke kafasından isim uydurmadan önce beni arasaydı. Yazımda geçen kişi TFF Yönetim Kurulu’nda yer alıyordu” dedi.
“HAPİSHANE DENEYİMİ İZ BIRAKMIŞ”
Ahmet Şık, Altaylı’ya X hesabından yaptığı bir paylaşımla yanıt verdi. Yazıda işaret edilen ismin Abdullah Adır olduğuna ilişkin bir iddiasının olmadığını, sadece suç isnadıyla ilgili bakanın avukatından bilgi alabileceğini söylediğini vurgulayan Şık, “Altaylı ya okuduğunu anlamıyor ya da kısa hapishane deneyiminin travması kendinde hayli iz bırakmış olmalı” ifadeleriin kullandı.
Paylaşımında, bir süre öncesine kadar Adalet Bakanı Akın Gürlek’in gayrı resmi olarak basından sorumlu danışmanlığını yaptığı iddia edilen Furkan Torlak’a da yer veren Şık, Gürlek’e seslendi. Şık, Adalet Bakanı’na “Danışmanlık görevi verdiğiniz Furkan Torlak’ı kovmak zorunda kalmanıza neden olan istihbarat bilgi notunda dile getirilenler başka birisi için söylense şimdi “casusluk” suçlamasıyla hapiste olurdu. Ekrem İmamoğlu ve Merdan Yanardağ’ın kolpa bir suçlamayla casusluktan yargılandığı bir düzende hakkındaki istihbarat notuna rağmen Torlak’ı özel kılan nedir?” sorusunu yöneltti.
Şık’ın, açıklamasının tamamı şöyle:
“Fatih Altaylı’nın yazdıklarına bir yanıt verelim de en azından bir köşeye not düşülmüş olsun. Öncelikle belirtmeliyim ki Fatih Altaylı’ya ortak bir arkadaşımız vasıtasıyla ulaşmaya çalışıp yazısında kastedilen kişinin kim olduğunu sormaya çalıştım. Ancak arkadaşım Altaylı’nın telefon aramasına dönüş yapmadığını söyledi. Altaylı yazısında uçakta olduğunu belirtmiş, muhtemelen aramayı fark etmemiş olabilir. Altaylı’nın yazısındaki iddiasından yola çıkarak yaptığım paylaşımda TFF’nin yönetiminde Adalet Bakanı Akın Gürlek’in avukatı Abdullah Adır’ın da olduğunu, yazıda iddia edilen suç isnadıyla ilgili bakanın avukatından bilgi alabileceğini söyledim. Yani Altaylı’nın ismini vermediği kişi Abdullah Adır’dır diye bir iddiada bulunmadım. Ancak Altaylı ya okuduğunu anlamıyor ya da kısa hapishane deneyiminin travması kendinde hayli iz bırakmış olmalı. Şimdi gelelim konunun önemli kısmına.
Bir süre öncesine kadar Akın Gürlek’in gayrı resmi olarak basından sorumlu danışmanlığını yaparken çok yukarıdan gelen bir emirle kovulan Furkan Torlak’ın troller, iktidar yandaşı olanlar ile muhalif pazarından satın aldıkları medya mensuplarının da dahil olduğu bir manipülasyon çetesi kurduğunu daha önce yazmıştık. (https://x.com/ahmetsahmets/status/2104288506986066408?a=y1TYQC1eZYm7mL50xeM&s=46) Çeşitli adliyelerde görev yapan bazı hakim savcılar da bu suç ağının içinde ve görevleri kendilerinin iletişimde olduğu bazı isimlere talimatları iletmek. Altaylı’nın yazısıyla ilgili paylaşım yapmamın ardından geç bir saatte bir gazeteci arkadaşım aradı. Ve Çağlayan Adliyesi’nde görevli, ismi şimdilik bizde saklı bir yargı mensubunun bazı gazetecileri ve trolleri aradığını, “Fatih Altaylı birazdan Ahmet Şık’ın paylaşımıyla ilgili açıklama yapacak. Siz de ‘Fatih Altaylı Ahmet Şık’ı yalanladı’ diye paylaşım yapın” diye talimat verdiğini aktardı. Aynı gece ve ertesi gün de sürdürülerek talimatın gereği yerine getirildi.
Furkan Torlak Adalet Bakanlığından kovulsa da kurduğu sistem işletilmeye devam ediyor. Bu arada yeri gelmişken Gürlek’e anımsatalım. Danışmanlık görevi verdiğiniz Furkan Torlak’ı kovmak zorunda kalmanıza neden olan istihbarat bilgi notunda dile getirilenler başka birisi için söylense şimdi “casusluk” suçlamasıyla hapiste olurdu. Ekrem İmamoğlu ve Merdan Yanardağ’ın kolpa bir suçlamayla casusluktan yargılandığı bir düzende hakkındaki istihbarat notuna rağmen Torlak’ı özel kılan nedir? Akın Gürlek’ten önceki adalet bakanları ve başsavcılık görevlerinde bulunanlar da hukuku katleden bir dolu suça imza atmıştı. Ama kulağımıza çalınanlardan bazı talimatlara direnç gösterenler ya da istenilenleri zamana yayarak ertelemeye çalışanları biliyoruz. Akın Gürlek hukuksuzluk çıtasını başka bir eşiğe taşıyan isim oldu. Gürlek’ten öncekiler AKP’nin hukukunu temsil ediyorlardı, Gürlek ise AKP’nin hukuksuzluğunun simgesi.”
Fatih Altaylı’nın yazdıklarına bir yanıt verelim de en azından bir köşeye not düşülmüş olsun. Öncelikle belirtmeliyim ki Fatih Altaylı’ya ortak bir arkadaşımız vasıtasıyla ulaşmaya çalışıp yazısında kastedilen kişinin kim olduğunu sormaya çalıştım. Ancak arkadaşım Altaylı’nın telefon aramasına dönüş yapmadığını söyledi. Altaylı yazısında uçakta olduğunu belirtmiş, muhtemelen aramayı fark etmemiş olabilir. Altaylı’nın yazısındaki iddiasından yola çıkarak yaptığım paylaşımda TFF’nin yönetiminde Adalet Bakanı Akın Gürlek’in avukatı Abdullah Adır’ın da olduğunu, yazıda iddia edilen suç isnadıyla ilgili bakanın avukatından bilgi alabileceğini söyledim. Yani Altaylı’nın ismini vermediği kişi Abdullah Adır’dır diye bir iddiada bulunmadım. Ancak Altaylı ya okuduğunu anlamıyor ya da kısa hapishane deneyiminin travması kendinde hayli iz bırakmış olmalı. Şimdi gelelim konunun önemli kısmına. Bir süre öncesine kadar Akın Gürlek’in gayrı resmi olarak basından sorumlu danışmanlığını yaparken çok yukarıdan gelen bir emirle kovulan Furkan Torlak’ın troller, iktidar yandaşı olanlar ile muhalif pazarından satın aldıkları medya mensuplarının da dahil olduğu bir manipülasyon çetesi kurduğunu daha önce yazmıştık. (https://t.co/C2DQISYSl2) Çeşitli adliyelerde görev yapan bazı hakim savcılar da bu suç ağının içinde ve görevleri kendilerinin iletişimde olduğu bazı isimlere talimatları iletmek. Altaylı’nın yazısıyla ilgili paylaşım yapmamın ardından geç bir saatte bir gazeteci arkadaşım aradı. Ve Çağlayan Adliyesi’nde görevli, ismi şimdilik bizde saklı bir yargı mensubunun bazı gazetecileri ve trolleri aradığını, “Fatih Altaylı birazdan Ahmet Şık’ın paylaşımıyla ilgili açıklama yapacak. Siz de ‘Fatih Altaylı Ahmet Şık’ı yalanladı’ diye paylaşım yapın” diye talimat verdiğini aktardı. Aynı gece ve ertesi gün de sürdürülerek talimatın gereği yerine getirildi. Furkan Torlak Adalet Bakanlığından kovulsa da kurduğu sistem işletilmeye devam ediyor. Bu arada yeri gelmişken Gürlek’e anımsatalım. Danışmanlık görevi verdiğiniz Furkan Torlak’ı kovmak zorunda kalmanıza neden olan istihbarat bilgi notunda dile getirilenler başka birisi için söylense şimdi “casusluk” suçlamasıyla hapiste olurdu. Ekrem İmamoğlu ve Merdan Yanardağ’ın kolpa bir suçlamayla casusluktan yargılandığı bir düzende hakkındaki istihbarat notuna rağmen Torlak’ı özel kılan nedir? Akın Gürlek’ten önceki adalet bakanları ve başsavcılık görevlerinde bulunanlar da hukuku katleden bir dolu suça imza atmıştı. Ama kulağımıza çalınanlardan bazı talimatlara direnç gösterenler ya da istenilenleri zamana yayarak ertelemeye çalışanları biliyoruz. Akın Gürlek hukuksuzluk çıtasını başka bir eşiğe taşıyan isim oldu. Gürlek’ten öncekiler AKP’nin hukukunu temsil ediyorlardı, Gürlek ise AKP’nin hukuksuzluğunun simgesi.
— AHMET ŞIK (@ahmetsahmets) November 5, 2026





