
“KABUL EDİLEMEZ”
Bursa’nın kamuya ait, ikinci basamakta hizmet veren tek müstakil fizik tedavi ve rehabilitasyon dal hastanesinin kapatılarak hizmetlerinin Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’ne taşınmasının planlandığını anlatan Firdin, şöyle konuştu: “Bursa ve Güney Marmara’ya hizmet veren bu hastanenin 150 olan yatak kapasitesi, planlanan taşınmayla 102’ye düşürülmektedir. Bu, mevcut yatakların yaklaşık üçte birinin kaybedilmesi anlamına gelmektedir. Üstelik benzer bir kapasite kaybı, yine Güney Marmara’ya hizmet sunan Bursa Şehir Hastanesinin Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon bölümünde de yaşanmıştır. Burada başlangıçta 150 olan yatak sayısı 100’e düşürülmüş, rehabilitasyon gereksinimlerine uygun tasarlanan tek kişilik odalar başka bölümlere alan açmak amacıyla iki kişilik hale getirilmiştir. Bu düzenleme, özellikle ağır nörolojik hastaların tedavi ve transferlerini güçleştirirken, enfeksiyon nedeniyle izolasyon gerektiren hastalar için uygun yatak kullanımını da sınırlamıştır. Bursa gibi büyük bir sanayi kentinde iş kazaları, travmatik yaralanmalar ve bunlara bağlı kalıcı işlev kayıpları rehabilitasyon gereksinimini daha da artırmaktadır. Dünyada rehabilitasyon hizmetlerinin yaygınlaştırılması, erişilebilirliğinin ve niteliğinin geliştirilmesi hedeflenirken, Bursa’da mevcut yatak kapasitesinin ve tedavi alanlarının azaltılması kabul edilemez. “
“LÜTUF DEĞİL HAK”
Bu hizmetlerdeki daralmanın özel sağlık hizmetlerine erişme konusunda ekonomik gücü olmayan vatandaşları daha fazla etkileyeceğini söyleyen Firdin, “Sağlık hakkı, devletin yurttaşlarına sunduğu bir lütuf değil, anayasal güvence altına alınmış temel bir insan hakkıdır. İl Sağlık Müdürlüğü, İlker Çelikcan Hastanesi’nin fiziki ömrünü tamamladığını belirtmektedir. Elbette hastaların, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının güvenliği tartışılamaz. Ancak bir binanın güvenliğine ilişkin sorunlar, burada sunulan sağlık hizmetinin azaltılmasını veya hastanenin kalıcı olarak kapatılmasını haklı çıkarmaz” dedi. Sağlık Bakanlığına ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğüne seslenen Firdin “Bursa’nın ve Güney Marmara’nın bugünkü ve gelecekteki rehabilitasyon gereksinimine ilişkin hangi bilimsel değerlendirmeler yapılmıştır? Bu gereksinim giderek artarken her iki hastanede yatak ve tedavi alanları neden azaltılmaktadır? İlker Çelikcan Hastanesinin kendi yerleşkesine dönüşünü güvence altına alan bir plan bulunmakta mıdır? Bu soruların yanıtlanmasını ve alınan kararların gerekçeleriyle birlikte kamuoyuna açıklanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
TALEPLER SIRALANDI
Firdin, taleplerini şöyle sıraladı:
İlker Çelikcan Hastanesi bilimsel ve teknik esaslara göre değerlendirilmeli, güçlendirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Bu süreçte hastaların tedaviye erişimi ve mevcut hizmet kapasitesi korunmalıdır.
Güçlendirme çalışmalarının ardından hastane, uzmanlaşmış hekim kadrosu, deneyimli sağlık çalışanları ve rehabilitasyon altyapısıyla kendi tarihî yerleşkesine dönmeli, bağımsız bir ikinci basamak dal hastanesi olarak hizmet vermeye devam etmelidir.
Geçici taşınma, kalıcı kapatmanın gerekçesine dönüştürülmemelidir.
Bir asrı aşkın süredir halkın sağlık hizmetine ayrılmış olan bu tarihî yerleşkenin, güçlendirme çalışmalarının ardından nasıl kullanılacağı ve hastanenin kendi yerinde hizmet vermesinin nasıl güvence altına alınacağı kamuoyuna açıklanmalıdır.
ANW