
‘Koca Dünya’ belgeseli 37. Ankara Film Festivali Belgesel Yarışması’nda dünya prömiyerini yapıyor. Bağımsız yapım; Karadenizli kadınların görünmeyen emeğine, kültürel direnişine ve kuşaktan kuşağa aktarılan yazılmamış hafızasına odaklanıyor.
Modernleşme ve göç nedeniyle kaybolmaya yüz tutmuş sözlü tarihi korumayı hedefleyen “Koca Dünya” (Songs of the Mountain)’nın yönetmenliğini Burcu Yeşilbaş, yapımcılığını ise H. Sevim Işık Bäro üstlendi.
Yalnızca bir sinema eseri olmanın ötesinde derin bir kültürel hafıza ve toplumsal cinsiyet eşitliği çalışması olarak öne çıkan belgesel, “Karadeniz’de Kadın Belleği ve Kültürel Direnişin Görsel Savunuculuğu” temasıyla yola çıkıyor.
YAZILMAMIŞ KADIN TARİHİ
Film; bölgenin müzik piyasasında bugün popüler olan pek çok Karadeniz türküsünün aslında kadınların tarlada, ahırda çalışırken yaktıkları doğaçlama eserler olduğu gerçeğini aydınlatıyor. Erkek sanatçılar tarafından kaydedilip “anonim” kalıbı altında ezilen kadın emeğini ve yaratıcılığını yeniden gerçek sahiplerine teslim etmeyi amaçlayan anlatının merkezinde ise güçlü bir direniş yer alıyor: Bölgede tarihsel olarak sadece erkeklere ait bir alan olarak görülen kemençeyi çalmakta ısrar ederek derin toplumsal tabulara meydan okuyan, yerel sanatçı İlknur Yakupoğlu ve Tonyalı kadınlar.
HAFIZA ÇAĞRISI
Projenin yerel bir anlatıdan küresel bir savunuculuk aracına dönüşmesi ve sanatsal üretimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin kalıcı olarak tartışılabilmesi için kadın örgütleri ve hak savunucusu sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) omuz omuza yürümek büyük önem taşıyor.
