add_action('wp_footer', function () { echo ''; }, 99);
Araştırmada haftada en az bir kez çay tüketenler arasında en düşük tahmini damar hastalığı riski, günde yaklaşık altı ila sekiz bardak çay içenlerde görüldü. Ancak bu miktarın üzerindeki tüketimlerde riskin yeniden yükselmeye başladığı tespit edildi.
Uzmanlar, bu sonucun herkesin günde altı ila sekiz bardak çay içmesi gerektiği anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Araştırmada standart bir bardak ölçüsü kullanılmaması ve tüketim miktarlarının katılımcıların beyanlarına dayanması, sonuçların sınırlılıkları arasında gösterildi.
Ayrıca çayın kafein içerdiği hatırlatıldı. Yaklaşık 240 mililitrelik bir bardak siyah çayda genellikle 30-50 miligram kafein bulunurken, yeşil çayda bu miktar daha düşük olabiliyor.
ABD Gıda ve İlaç Dairesine (FDA) göre sağlıklı yetişkinlerin çoğunda günlük 400 miligram kafein tüketimi genellikle olumsuz etkilerle ilişkilendirilmiyor. Hamilelerin ise günlük kafein tüketimini 200 miligramla sınırlandırması öneriliyor.
UZMANLARDAN ÇAY TÜKETİMİ İÇİN UYARI
Dr. Wen, ağız ve boğazı yakabilecek sıcaklıktaki çaydan kaçınılması gerektiğini belirterek çok sıcak içeceklerin düzenli tüketiminin yemek borusu kanseri riskindeki artışla da ilişkilendirildiğini hatırlattı.
Çayın rahatlıkla yudumlanabilecek sıcaklığa gelene kadar soğutulması, şekersiz tüketilmesi ve günlük toplam kafein alımına dikkat edilmesi önerildi.
Uzmanlar ayrıca araştırmanın gözlemsel nitelikte olduğunu ve çay tüketiminin kalp hastalıklarını doğrudan önlediğinin kanıtlanmadığını vurguladı.
Kalp ve damar hastalıklarından korunmak için düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durmak, sağlıklı beslenmek ve tansiyon ile kolesterol düzeylerini kontrol altında tutmak temel öneriler arasında yer aldı.
Kendine has aroması, doğal üretim yöntemi ve yüksek kalitesiyle bilinen Hizan karakovan balının hasadına başlandı.
Geçtiğimiz aylarda NATO Zirvesi kapsamında dünya liderlerinin beğenisine sunulan lezzetler arasında yer alan Bitlis’in Hizan karakovan balı için hasat başladı.
İlkbaharda yüksek rakımlı yaylalara bırakılan kovanlarda, bölgenin zengin bitki örtüsünden elde edilen bal sonbaharda hasat ediliyor. Kendine özgü aromasıyla bilinen Hizan karakovan balının hasadına başlayan üreticiler verimden memnun.
“KOVANLARI SEPETLE ÖREREK ÇAMURLA SIVAYARAK HAZIRLIYORUZ”
Hizan Bal Üreticileri Birliği Başkanı Seyithan Ekinci, doğal bitki örtüsünün arıcılık açısından önemli bir avantaj sağladığını söyledi.
İlçedeki kovanların yüzde 70’inin karakovan olduğunu bildiren Ekinci, “İlçemiz Hizan karakovan balıyla ün almış bir ilçedir. Doğamız, floramız oldukça güzeldir. İlçemizde kovanların yüzde 70’i karakovandır. Karakovan yaklaşık 1 metre 20 santimetre civarında, boru şeklinde olan bir kovandır. Kovanları sepetle örerek çamurla sıvayarak hazırlıyoruz. Bunun özelliği budur” ifadelerini kullandı.
Karakovanların yapısı sayesinde balın nem oranının dengelendiğini ve kovan içindeki hava miktarının azaldığını dile getiren Ekinci, bunun üretim kalitesine katkı sağladığını kaydetti.
Ekinci, “İlçemizde karakovana çok önem veriyoruz. Biz inşallah bu yıl 1800 ton bal hasadı bekliyoruz. Bunun yüzde 60’ı karakovan olacak.” dedi.
“HER MEVSİM AYRI AYRI ÇİÇEKLER AÇIYOR”
Arıcılık yapan Şükrullah Yaldız da bu yılın karakovan balı hasadına başladıklarını ifade ederek, “İlkbahar, sonbahar ve yaz aylarında ayrı ayrı çiçekler çıkıyor. Bu nedenle balın kalitesi, aroması iyi oluyor. Sepet karakovanlarımız ağaçtan yapılıyor, etrafı çamurdan örülüyor. Çamurdan örüldüğü için serin kalıyor” diye konuştu.