Peki hiç durup düşündünüz mü, hayatımızda hiç yüzyüze tanışıp konuşmadığımız birine karşı nasıl oluyor da bu kadar öfkelenebiliyor ve çok acımasız mesajlar yazabiliyoruz? Yapılan çalışmalar gösteriyor ki bu yaygın bir durum ve bu öfkenin büyük kısmı aslında hedefindeki kişiyle ilgili değil.
KALABALIKTA GÖRÜNMEZ OLMAK
Sosyal psikolojinin bireysizleşme dediği durum, insanın kalabalığın içinde kendi öznel kimliğini kaybetmesidir. Büyük bir grupta sorumluluk herkese dağıldığı için kimse tam sorumluluk hissetmez. Ekran karşısında bu daha da artar. Yazdığımız tümcelerin altında adımız olsa bile binlerce benzer sözler arasında görünmez oluruz. Üstelik karşımızdakinin yüzünü görmeyiz, sesini duymayız, verdiğimiz acının geri bildirimini tepkisini birebir almayız.
ÖFKE, HEP “AHLAKİ” BİR YARGIYLA GELİR
Lince katılan hiç kimse kendini saldırgan olarak görmez, herkes bir haksızlığa ses yükselttiğine inanır. Ahlaki öfke insanın kendisini en meşru hissettiği duygudur, çünkü bize kendimizi iyi biri gibi hissettirir. Dijital ortamda bu duygunun bir de ödülü vardır. Sert yazılan yorumlar daha çok beğeni ve paylaşım alır. Davranışçı ilkeler açısından burada klasik olumlu pekiştirme düzeneği çalışır, ödüllendirilen davranış artar ve sıklığı ve öfke dozu her seferinde biraz daha yükselir.
ZATEN DOLU OLAN BARDAK
Burada Türkiye’ye özgü bir etken de devreye giriyor. Gallup’un Küresel Duygular araştırmasında maalesef ülkemiz yıllardır olumsuz yaşantılar endeksinin en üst sıralarında. Son verilerde halkın yaklaşık yarısı bir önceki gün yoğun öfke yaşadığını söylüyor ve Türkiye bu oranla dünyada Lübnan’ın hemen ardından ikinci sırada. Bu %50’lik oran dünya ortalaması olan yaklaşık %20’ye kıyasla çok yüksek bir oran. Bunun araştırılmayı bekleyen, Türkiye’ye özgü bireysel, toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasi nedenleri var muhtemelen. Ancak genel olarak şunu biliyoruz, geçim kaygısı, gelecek belirsizliği, adalet algısının zedelenmesi ve zayıflayan ailevi ve sosyal bağlar kolaylıkla öfkelenmeye yol açar Bu öfke gün içinde uygun bir şekilde ifade edilemediğinde bir öfke birikimi yaratır. Bu biriken öfke, o öfkenin asıl kaynağına yöneltilemediğinde kendisine güvenli bir hedef arar. Ünlü bir isim tam da böyle bir hedeftir, uzaktır, karşılık veremez ve üstelik bir kalabalıkla beraber, anonim biri olarak ona saldırmanın görünür bir bedeli yoktur.
LİNÇ YALNIZCA ÜNLÜLERE YÖNELMİYOR
Aynı düzenek meslek grupları arasında da işliyor. Bir süredir sosyal medyada, belli meslek gruplarından başka meslek gruplarını hedef alan sert mesajlar görebiliyoruz. Bu öfke nereden geliyor? Bir grubu ortak bir hedefe yöneltmek, o grubun kendi kimliğini pekiştirmesinin en kestirme yoludur. Karşı taraf bir kere “olumsuz” bir ulama yerleştirildiğinde tartışma bilgi alışverişi olmaktan çıkar, bir aidiyet gösterisine dönüşür. Bedelini ise aslında bütün toplum öder.
ÇÖZÜM İSTENİYORSA: MESAJDAN ÖNCE ÜÇ SORU
Öfkenin kendisi kusur değildir, öfke haksızlığa karşı bizi uyaran yararlı bir duygudur. Sorun, öfkenin hedefini şaşırmasıdır. Bu tür durumlarda bizim klinik uygulamada işe yarayan basit bir yöntemimiz var: Sinirlendiren bir paylaşım gördüğünüzde içinizden çok geliyorsa yorumunuzu yazın, ama göndermeyin. Yirmi dakika bekleyip geri dönün ve şu üç soruyu sorun:
Bu öfkenin ne kadarı gerçekten bu kişiye, ne kadarı bana ve bugün yaşadıklarıma ait?
Bu sözleri karşımdaki kişi kanlı canlı önümde otururken de söyler miydim?
Bu yorum bir haksızlığı düzeltiyor mu, yoksa sadece beni mi rahatlatıyor?
Yirmi dakika sonra bu soruları sorduğunuzda çoğu yorumun pek de gönderilmesini uygun bulmadığınız göreceksiniz. Çoğu kişinin yazdığı öfkeli mesajlar aslında öfkenin verdiği ilk güdülenmeyle yazılan ama aslında yanlış hedefe dönük cümlelerdir. Dolu bir bardağı bir damla taşırabilir. Sorun sadece o damla da değil, bardağın içindeki koca birikimdedir.
Kruvaziyerde yolcu trafiği 12 ay devam edecek. Kış sezonunda 51 sefer, 150 bin yolcu hedefi
Kruvaziyerde yolcu trafiği 12 ay devam edecek. Kış sezonunda 51 sefer, 150 bin yolcu hedefi
Kalp krizi geçiren Cem Yılmaz yeni reçetesini açıkladı
Star’ın sevilen dizisi Sevdiğim Sensin’in yayın tarihi belli oldu
Pankreas kanseriyle mücadele ediyor. Sihirli Annem’in Perihan’ı Gül Onat son durumunu açıkladı
Aleyna Tilki arkadaş arıyor. İlan verdi, kriterleri tek tek sıraladı
Erhan Çelik’in eşi Özlem Gültekin’in ölüm nedeni belli oldu
Çirkin dizisi yeni sezon tanıtımı. “Meryem, o sahneye çıkamazsın”