featured

Hasta güvenliği riske atılıyor

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala



Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) 1 Kasım’da başlaması planlanan günlük en az üç uzaktan muayene randevusu kotasına tepki gösteren Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), uygulamanın hekimlerin iş yükünü artırabileceği ve hasta güvenliğini riske atabileceği uyarısında bulundu. 

ASM’lerde yüz yüze hasta muayenelerinin yanı sıra aşı uygulamaları, gebe ve bebek izlemleri ile kronik hastalık takiplerinin de sürdürüldüğüne dikkat çeken sendika, zorunlu kota yerine hastaların ihtiyaçlarını ve aile sağlığı merkezlerinin çalışma koşullarını esas alan esnek bir model uygulanmasını istedi. AHESEN, uzaktan sağlık hizmetinin güvenli biçimde yürütülebilmesi için Sağlık Bakanlığına beş maddelik çözüm önerisi sundu.

ALTYAPI EKSİKLİKLERİ

Sendika Yönetim Kurulu Üyesi, Hukuk ve Mevzuat Sekreteri İlkay Eren, planlanan uzaktan sağlık hizmeti uygulamasında triyaj, hukuki güvence ve altyapı eksikliklerine dikkati çekti. Eren, günlük zorunlu randevu kotası yerine dezavantajlı hastaları önceliklendiren bir sistem kurulmasını, hekimlerin tıbbi kararlarının güvence altına alınmasını ve Sağlık Bakanlığı ile SGK mevzuatının uyumlu hale getirilmesini talep ettiklerini bildirdi. Eren, uygulamanın gerekli teknik ve hukuki düzenlemeler tamamlanmadan hayata geçirilmesinin hem sağlık çalışanları hem de yurttaşlar açısından sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu. 

Uzaktan sağlık hizmetlerinin özellikle yaşlı, yatağa bağımlı, hareket kısıtlılığı bulunan ve kronik hastalığı olan kişilerin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırabileceğini belirten Eren, bunun için öncelikle doğru hasta grubunu belirleyen bir sistem kurulması gerektiğini vurguladı. Eren, tüm kayıtlı nüfusa açık ve günlük zorunlu randevu kotasına dayalı bir modelin, hizmetin asıl hedef kitlesine ulaşmasını zorlaştırabileceğini ifade etti.

YAŞLILAR GERİ PLANDA KALABİLİR

Uzaktan sağlık hizmetinin doğru planlandığında önemli bir kolaylık sağlayabileceğini belirten Eren, sistemde akıllı bir triyaj mekanizmasının bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğuna dikkat çekti. Dijital okuryazarlığı yüksek ve sisteme daha hızlı erişebilen kişilerin randevuları öncelikle alması halinde, sağlık hizmetine erişimde daha fazla desteğe ihtiyaç duyan yaşlı ve engelli vatandaşların geri planda kalabileceğine dikkati çeken Eren, uzaktan muayenenin öncelikle gerçek ihtiyaç sahiplerine yönelik tasarlanmasının hayati önemde olduğunu belirtti. Eren, sistemin Evde Sağlık Hizmetleri birimlerine kayıtlı, yatağa bağımlı, yaşlı ve kronik hastalığı bulunan kişilerin ihtiyaçlarını dikkate alan bir algoritmayla çalışmasını önerdi. 

Eren, görüntülü görüşmenin her hastalığın tanı ve tedavi süreci için yeterli olmayacağını belirterek, fiziksel muayene gerektiren durumların açık biçimde tanımlanması gerektiğini söyledi. Uzaktan değerlendirme sırasında yüz yüze muayenenin gerekli olduğuna karar veren hekimlerin hastayı sağlık kuruluşuna yönlendirme ve görüşmeyi sonlandırma yetkisinin mevzuatla güvence altına alınmasını istediklerini bildiren Eren, uzaktan görüşme sırasında gözden kaçabilecek akut sağlık sorunları ile muayene yapılmadan düzenlenen reçete ve raporların doğurabileceği sonuçlara da dikkat çekti.

ESNEK BİR MODEL UYGULANMALI

Günlük en az üç uzaktan muayene randevusu açılmasının planlanmasına da karşı çıktıklarını belirten Eren, sağlık hizmetinin niteliğinin yalnızca sayısal hedeflerle değerlendirilemeyeceğini, ASM’lerde aynı anda yüz yüze başvuruların, aşı uygulamalarının, gebe ve bebek izlemlerinin ve kronik hastalık takiplerinin sürdürüldüğünü vurguladı.

5 MADDELİK ÇÖZÜM ÖNERİSİ

İlkay Eren, uzaktan sağlık hizmetinin hem vatandaşların hem de sağlık çalışanlarının haklarını koruyacak biçimde uygulanabilmesi için şu adımların atılmasını istedi:

Akıllı triyaj sistemi kurulmalı: Uzaktan muayene randevularında yaşlı, yatağa bağımlı, engelli ve kronik hastalığı bulunan kişilerin ihtiyaçları önceliklendirilmeli.

Tıbbi ve hukuki rehber hazırlanmalı: Fiziksel muayenenin gerekli olduğu durumlar belirlenmeli; hastayı yüz yüze değerlendirmeye yönlendiren sağlık çalışanlarının yetki ve sorumlulukları açıklığa kavuşturulmalı.

Sağlık Bakanlığı ve SGK mevzuatı uyumlaştırılmalı: Reçete, rapor, ilaç erişimi ve geri ödeme süreçlerine ilişkin kurallar netleştirilmeli.

Kişisel veriler için güvence sağlanmalı: Kimlik doğrulama, görüşme güvenliği ve hasta-hekim mahremiyeti etkili biçimde korunmalı.

Zorunlu randevu kotası yeniden değerlendirilmeli: Uzaktan muayene, günlük sayısal hedefler yerine tıbbi gereklilikler ve ASM’lerin çalışma koşulları doğrultusunda planlanmalı.”

ÖNCELİKLE MEVCUT AKSAKLIKLAR GİDERİLMELİ 

AHESEN Genel Başkanı Ahmet Kandemir ise aile hekimliği sisteminde mevcut sorunlar giderilmeden yeni uygulamaların devreye alınmasının, birinci basamak sağlık hizmetlerinin işleyişini daha da zorlaştırabileceği uyarısında bulundu.

Kandemir, “Aile hekimliği sisteminde düzeltilmesi gereken pek çok hatalı uygulama varken, yanlışların üzerine yenilerini eklemek sorunları çözmek bir yana, sistemin çöküşünü hızlandırır. Yeni uygulamalar hayata geçirilirken sahadaki gerçekler, sağlık çalışanlarının mevcut iş yükü ve en önemlisi hasta güvenliği göz ardı edilmemeli. Aile hekimliğini güçlendirmek için yeni yükümlülükler getirmek yerine, öncelikle mevcut aksaklıkları gideren, uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümler üretilmeli” dedi.


ANW

Hasta güvenliği riske atılıyor
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

ANW ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.