Radyo ve kimlik

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala


Çocukluk yıllarımın radyolarından birisi de şimdi bile tınısını hatırladığım Kürtçe müzik yapan Erivan Radyosuydu. Diğerleri gibi ‘havadis’ verir miydi hatırlamıyorum ama Kürtçe ezgiler dinlemek bir eğlence olmanın ötesinde işlevler taşıyordu. Radyo sadece müzik nedeniyle bir çekim merkeziydi ve herhalde saati geldiğinde onbinlerce kulak o radyolara yapışırdı. Yıllar sonra Erivan Radyosunun kimlik inşa edici işlevini yazan Eyüp Çelik’in yüksek lisans tezini okurken, radyonun bambaşka işlevlerini düşünmüştüm. Erivan Radyosunun ezgileri belki de yüzlerce kitap, bildiri ve derginin yapamadığı kadar etkili biçimde kimlik kuruyor ve örgütlüyordu. 1960’lı ve 70’li yıllarda bu radyoyu dinleyerek kimlik inşa sürecine dahil olmuş yüzlerce politik aktör olduğunu öğrenmek hiç şaşırtıcı değildi.

2000’li yılların dünyasında bir ‘Avrupa İletişimciler Konferansı’ organizasyonunda yer aldığımda artık başka bir çağa geçmiş gibiydik. Konferansa dünyanın değişik ülkelerinden yaklaşık 1000 kişi katılmıştı ve her birinin elinde bir tablet vardı. Hem konuşmaları dinliyor hem de aynı anda dünyanın ücra köşelerinde dolaşıyor, yazışıyor, konuşuyorlardı. Bu iletişimi mümkün kılan teknoloji, o büyük salona yerleştirilmişti. Dünya o salondaydı ya da o salondakiler sanki dünyanın her yerindeydi.

Şimdi ise çok daha başka bir dünyadayız. Son zamanlarda toplumsal hareketlenmenin daha hızlandığı çeşitli ülkelerde internetin olmadığı haberlerini dinlerken dahi, türlü iletişim imkan ve araçlarının nasıl devreye girdiğini ve iletişimin bir şekilde mümkün olduğunu görmek gerçekten ilginç bir durum. ‘Kulağınız bizde olsun’ diyen müstesna seslerden, sadece kulağımızın değil, gözümüz ve aklımızın da şaşkınlık yaşadığı çoğul havadis hallerine ve araçlarına geçmiş bulunuyoruz. Herkesin, her konuda bir şeyler söylediği ve aslında çoğunlukla derinlikli bir şeyin söylenmediği ‘sosyal medya çağı’na geçmiş bulunuyoruz.

Bu sosyolojinin en ilginç tarafı ise kaotik çoğulluk içinde, arzu ettiğimiz veya belki de peşinden koştuğumuz o müstesna sesi aramak. Ama onu bulmak için kulağı radyoya yapıştırmaktan herhalde daha fazlası gerekiyor. Zaten kulak yaslayacağımız radyolar ve diğer iletişim araçlarının sayısı da hesap edemeyeceğimiz kadar çok. Üstelik her biri başka bağlamlarda kimlikler inşa ediyor. Bu koşullarda kendi sesini ve sözünü üretmek ve dolaşıma sunmak ve sayısız sesler içine dahil etmek gerekiyor. Küresel dünyada kimlikler artık bu araçlarla kuruluyor. Radyolu günlere göre daha kolay ama sanki daha etkisiz.



Source link

Radyo ve kimlik
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

ANW ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.