
“TÜM UMUTLARINI İKTİDARIN KAN KAYBETMESİNE BAĞLADILAR”
Devamla, sıklıkla siyasette artan kutuplaşmanın tehlikelerine dikkati çektiklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin yeni bir siyaset tarzına, diline ihtiyacı olduğunu söyledi. Muhalfetin kendi dar kadro çıkarları dışında her şeye gözünü kapattığını savunan Erdoğan, bu tavrın doğru bir tavır olmadığını, demokrasi için zararlı olduğunu kaydetti.
AKP’li Cumhurbaşkanı, şu ifadeleri kullandı:
“Muhalefet, dünyayı ve bölgemizi hiç takip etmedikleri gibi Türkiye’ye yönelik örtülü operasyonlardan, toplumsal mühendislik projelerinden de habersizler. Kendi dar kadro çıkarları dışında her şeye gözlerini ve kulaklarını kapatmış durumdalar. 3 kuruşluk siyasi ikbalini vatandaşı olduğu ülkenin, mensubu olduğu milletin felaketine bağlamak, egoist bir zihin dünyasının başvurumudur. Tüm umutlarını ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal olarak zayıflamasına, böylece iktidarın kan kaybetmesine bağladılar. Bugün de aynı ham hayali kuruyorlar.”
ÖZEL’İ HEDEF ALDI: SEFERBERLİK ÇIKTI DA HABERİMİZ Mİ YOK?
Erdoğan devamla YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel‘in içinde bulundukları siyasi koşullara yönelik “Ben savaştayım, büyük mücadeledeyim. Ölümü de göze almışız, hapsi de göze almışız. Hapisteki arkadaşlarımız da her şeyi göze almış. Biz başka bir mücadelenin içindeyiz. Ya bu memleketi kurtaracağız ya hep birlikte kaybedeceğiz” şeklindeki ifadelerini hedef aldı.
Özel’i ayrıştırıcı bir dil kullanmakla suçlayan Erdoğan, “Birisi çıkmış şuursuzca ‘savaştayız’ diyor. Hayırdır beyler kiminle savaştasınız? Seferberlik çıktı da haberimiz mi yok? Seferberlik çıkmadıysa nereden çıktı bu savaş?” ifadelerini kullandı.
“ÇAMUR AT İZİ KALSIN SİYASETİNE TESLİM OLMAYIZ”
YENİ Parti’nin fon soruşturmalarına ilişkin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a yönelik iddialarınadeğinen Erdoğan, “Ekonomi üzerinden insanların itibarıyla oynuyorlar. Namuslu insanlara fon konusunda mesnetsiz şekilde yolsuzluk ithamında bulunmak büyük suçtur. İftira siyasetine, ‘çamur at izi kalsın’ siyasetine asla teslim olmayız. Elinde bilgi, belge olmadan kabine üyelerimize iftira atacaksın, sonra da çıkıp yüzün kızarmadan işi pişkinliğe vurarak kulağının üstüne yatacaksın. Biz buna eyvallah demeyiz.İftira atmanın, insanların izzetiyle oynamanın faturası pişkinlik olamaz. Biz hukuk ve demokrasi zemininde bunun mücadelesini sonuna kadar veririz” dedi.
İSTANBUL VE KOCAELİ’NDEKİ SEL FELAKETİ
İstanbul ve Kocaeli’ndeki sel felaketine değinen Erdoğan, “Bilinsin ki ihmal veya kusur varsa sorumlular ortaya çıkarılacak ve gereken hiç tereddütsüz yapılacaktır” dedi. İstanbul’daki selde 21 bin 600 ihbar yapıldığını bildiren Erdoğan, gerekli soruşturma ve incelemelerin sürdüğünü kaydetti.
Sel felaketinde mağdur olanlara yönelik desteklere değinen Erdoğan, “Aile Bakanlığımız tarafından hane başına 10 bin lira olmak üzere toplam 200 milyon lira aktarıldı. Şu ana kadar İstanbul’daki 37 ilçemizde 5672 haneye yaklaşık 57 milyon tutarında dağıtım yapıldı” dedi.
FON SORUŞTURMALARI: MESELENİN ÜZERİNE TAVİZSİZ GİDİYORUZ
Konuşmasının devamında sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturmalarına değinen Erdoğan, konuyu 3 kategoride hassasiyetle yürüttüklerini savundu.
Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Fon meselesindeki tutumumuzu paylaştık. İlk aşamada tasfiyesine karar verilen birikimlerin yatırımcılara ödenmesidir. Fon kurulumuz düzenli olarak bir araya geliyor. İkinci aşamada manipülasyon yaparak haksız ve fahiş kazanç elde edenlerden yargı önünde hesap sorulmasıdır. Üçüncü aşamada ise bir daha benzer bir sorunla karşılaşılmaması için alınması gereken tedbirler kısmıdır.
Şunu bir kere daha açık açık ifade etmek isterim; Aileleriyle birlikte çok sayıda insanımızı etkileyen bu meseleyi çok ciddiye alıyoruz, ciddiyetle ele alıyoruz. Meselenin üzerine tavizsiz gidiyoruz. Muhalefetin belediyelerde yaşanan sıkıntılara sahip çıkmış olması, bizi ilgilendirmez. Biz onlara benzemeyiz. Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana sahip çıkmayız. Bizim referansımız muhalefet değildir. Biz kendimizden sorumluyuz. Biz konunun kendi tabanımız tarafından yakından takip edildiğini biliyoruz. Ne mutlu bize ki soran, soruşturan bir tabanımız var.”
“ELEŞTİRİLERE KULAK VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da makul ve yapıcı zeminde kalmayı, dökmeyi değil inşa etmeyi, yol göstermeyi amaçlayan eleştirilere kulak vermeye devam edeceklerini savunan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Vatandaşlarımdan gönüllerini ferah tutmalarını rica ediyorum. Puslu havada mevzi kazanmaya çalışan fırsatçılara prim vermesinler. Medya ve sosyal medya üzerinden algı oluşturan operasyon hesaplarına karşı dikkatli olsunlar. Bilhassa boğazlarına kadar pisliğe bulaşmış olanların dedikodularına, hezeyanlarına kulak asmasınlar. Biz bu meseleye bir cerrah titizliğiyle vaziyet ediyor, milletimizin çıkarını her türlü hesabın üzerinde tutuyoruz. Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra asla eğdirmeyeceğiz. Şimdiye kadar ne size ne de milletimize mahcup olmadık, Allah’ın izniyle mahcup olmayacağız. Teşkilatıma seslenmek istiyorum, özellikle karşılığını yalnızca Allah’tan bekleyerek büyük bir fedakarlıkla, samimiyetle bu dava için gece gündüz koşturan, emeklerini belki de hiçbir zaman tam olarak ödeyemeyeceğim yol arkadaşlarımın beni çok iyi dinlemesini rica ediyorum: Kardeşlerim, biz 25 sene önce AK Parti’yi hangi ilkeler, hangi değerler üzerine bina ettiysek bugün de aynı ilkeler ve prensiplerle hareket ediyoruz. Biz buralarda, bu koltuklarda, en çok da fakir fukaranın, garip gurebanın sesi, soluğu, sığınağı olmak için varız. Biz buralarda, bu koltuklarda, yetimin başını okşamak için, öksüzün yarasını sarmak için, Allah’tan ve devletten başka kimsesi olmayanların kimsesi olmak için varız.
Bugüne kadar nice zorluğun üstesinden alnımızın akıyla geldik, nice imtihanı başarıyla verdik, nice badireyi suhuletle atlattık. Hiçbir zaman yılgınlık içinde, yeis içinde, karamsarlık içinde olmadık. Bugün de karamsar değiliz, umutsuz değiliz, yeis içinde hiç değiliz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak geleceğimize güvenle bakıyoruz, çok daha çetin badirelerden, krizlerden, sınavlardan güçlenerek çıktık, Allah’ın izniyle buradan da güçlenerek çıkacağız. İnşallah destanlar yazmaya, başarıdan başarıya, zaferden zafere koşmaya devam edeceğiz. Rabb’im ömür verdikçe daha nice yıllar bu ülke için, bu millet için sizlerle birlikte çalışmaya, hizmet üretmeye devam edeceğiz.”
Erdoğan ayrıca gerek Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) kapsamlı raporu, gerekse diğer çalışmalar neticesinde kurumsal, bireysel veya mevzuat boyutuyla her türlü adımın atılacağını söyledi.
