Lütfü Kaplanoğlu’nun Doğa, zaman ve insanın iç dünyasını buluşturduğu “ARYA”, Artmahall’de açıldı

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala


Türkiye’de ve dünyanın farklı noktalarında gerçekleştirdiği kişisel ve karma sergiler ile yürüttüğü uluslararası sanat projeleriyle tanınan Prof. Dr. Lütfü Kaplanoğlu,“ARYA”da insanın doğa, zaman ve kendi iç dünyasıyla kurduğu ilişkiye odaklanıyor. Müzikte arya, anlatının akışı içinde tek bir sesin öne çıktığı, duygunun yoğunlaştığı ve zamanın genişlediği bir bölümü ifade ediyor. Sergide bu kavram, dış dünyanın hızından uzaklaşarak insanın kendi ritmine, iç sesine ve öznel zamanına yönelişinin metaforuna dönüşüyor.

DOĞA, ZAMAN VE İNSANIN İÇ DÜNYASI

Kaplanoğlu’nun son dönem resimlerinde masalsı görünümler taşıyan manzaralar ile yüzünü izleyiciye göstermeyen figürler öne çıkıyor. Doğanın içinde konumlanan bu figürler, güncel yaşamın hız, sahip olma ve sürekli üretme baskısından uzaklaşarak başka bir zamansallığın içine yerleşiyor. Resimlerdeki sessizlik, duruş ve bakış, serginin adını taşıyan “arya” kavramıyla buluşarak insanın kendi iç sesini yeniden duyabileceği bir alan açıyor. Böylece “ARYA”, insanın çevresini dönüştürürken kendi doğasından ne ölçüde uzaklaştığını sorgulayan; daha yalın, daha içsel ve daha sahici bir varoluş ihtimalinin izini süren bir sergi olarak şekilleniyor.

Dr. Derya Aydoğan, Kaplanoğlu’nun resimsel dünyasını şu sözlerle ifade ediyor: “Mutasyona uğrattığımız dünya, Lütfü Kaplanoğlu’nun resimlerinde katıksız hâlini geri alarak insanı sonsuz bir aryanın ritminde kendi öz âlemine kavuşturuyor.”

İNSANIN KENDİ ZAMANINI ARAYIŞI

“ARYA”nın kavramsal çerçevesi, çalışma, oyun, yaratıcılık ve insanın kendi zamanına sahip olma ihtiyacı etrafında genişliyor. Sergi metni, Johan Huizinga’nın “Oyun kültürden daha eskidir” yaklaşımı ile Paul Lafargue’ın Tembellik Hakkı’nda tartışmaya açtığı çalışma anlayışından hareket ediyor. Huizinga’nın oyun kavramı, insanın yaratıcı ve özgür alanına işaret ederken Lafargue, çalışmanın yaşamı kuşatan bir tutku ve ahlaki ölçüte dönüşmesini eleştiriyor. Bu iki düşünsel hat, “ARYA”da insanın kendi ritmine, yaratıcı itkisine ve yaşam gücüne yeniden alan açma arayışıyla buluşuyor. Sanat da bu bağlamda insanın kendi zamanını kurabildiği, düşünceyi ve yaratıcı enerjiyi özgürleştiren bir alan olarak beliriyor.

Prof. Dr. Lütfü Kaplanoğlu’nun sanatsal yaklaşımında doğa, insanla karşılıklı enerji alışverişine imkân tanıyan canlı bir diyalog alanı olarak öne çıkıyor. Günümüz dünyasının hız ve sahip olma arzusu üzerinden kurduğu düzen ise bu geçirgenliği kesintiye uğratarak insanı kendi varoluşundan uzaklaştırıyor. “ARYA”da yer alan resimlerde doğa, figür ve renk arasındaki ilişki bu mesafeyi yeniden düşünmeye açıyor. Manzara, yalnızca bakılan bir çevre olmaktan çıkarak insanın kendi iç dünyasına geçebildiği bir eşik hâline geliyor.

Kaplanoğlu’nun üretim süreci de serginin düşünsel yapısıyla kesişen kolektif bir karakter taşıyor. Sanatçının atölyesi ve resimlerine özel olarak kullandığı sergileme alanı; ziyaretçiler, fikirler ve üretim süreci arasında sürekli bir karşılaşma zemini oluşturuyor. Sanatçının üretim sırasında deneyimlediği yoğunlaşma hâli, çevresindeki insan varlığı, paylaşılan düşünceler ve ortak enerjiden besleniyor. Bu yaklaşım, “ARYA”nın önerdiği içe dönüşü yalnızlığa kapanan bir süreçten çıkararak insanın kendisiyle, doğayla ve başkalarıyla yeniden ilişki kurabildiği bir deneyime dönüştürüyor.

Prof. Dr. Lütfü Kaplanoğlu’nun “ARYA” başlıklı sergisi, 23 Ekim – 13 Aralık 2026 tarihlerinde 13.00-19.00 saatleri arasında Kabataş’ta yer alan Artmahall’de ziyaret edilebilir.



Source link

Lütfü Kaplanoğlu’nun Doğa, zaman ve insanın iç dünyasını buluşturduğu “ARYA”, Artmahall’de açıldı
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

ANW ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.