215 bin öğrencilik araştırmadan dikkat çeken sonuç

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala


Güney Avustralya Üniversitesi (UniSA) araştırmacılarının 215 binden fazla öğrenci üzerinde yürüttüğü geniş kapsamlı çalışma, öğrencilerin duygusal iyilik hali, okula katılımı ve özellikle “öğrenmeye hazır olma” düzeyinin akademik performansla önemli ölçüde ilişkili olduğunu ortaya koydu.

ScienceDaily’nin Güney Avustralya Üniversitesi’nden aktardığı araştırmada, 2016-2019 yılları arasında 4 ila 10’uncu sınıflarda öğrenim gören öğrencilerin iyilik hali ve katılım düzeyleri ile NAPLAN ve PAT sınavlarındaki sonuçları karşılaştırıldı.

Araştırmacılar, çalışmanın öğrenci iyilik hali ile akademik başarı arasındaki ilişkiyi bu büyüklükte ele alan ilk araştırmalardan biri olduğunu belirtti.

ÖZGÜVEN VE AZİM DE BAŞARIYI ETKİLİYOR

Çalışmada en dikkat çekici sonuçlardan biri “öğrenmeye hazır olma” başlığında ortaya çıktı.

Araştırmacılar bu kavramı yalnızca öğrencinin ders bilgisinin yeterli olmasıyla sınırlamıyor. Odaklanabilme, karşılaşılan güçlüklerin üstesinden gelebilme, öğrenmeye yönelik motivasyon, özgüven ve azim de öğrenmeye hazır oluşun parçaları arasında değerlendiriliyor.

UniSA araştırmacısı Dr. Rebecca Marrone, bu özelliklerin yalnızca eğitimin sonunda kazanılması istenen beceriler olmadığını, aynı zamanda akademik başarıyı destekleyebilecek faktörler olduğunu belirtti.

Marrone, öğrencilerin zihinsel ve duygusal durumlarının özellikle sınav koşullarında öğrenme ve performans üzerinde etkili olabileceğini söyledi.

“DÜŞÜK NOT, DÜŞÜK İYİLİK HALİ DEMEK DEĞİL”

Araştırmacılar ise sonuçların basit bir neden-sonuç ilişkisi olarak yorumlanmaması gerektiği konusunda uyarıyor.

Çalışmanın araştırmacılarından Benjamin Lam, yüksek akademik başarı gösteren her öğrencinin mutlaka yüksek bir iyilik haline sahip olmadığı gibi, düşük başarı gösteren öğrencilerin de mutlaka düşük iyilik hali yaşadığının söylenemeyeceğini vurguladı.

Lam’a göre öğrencilerin öğrenme süreçleri aile koşulları, sosyal çevre, bireysel özellikler ve okul deneyimi gibi çok sayıda faktörden etkileniyor.

Bu nedenle araştırmacılar, okulların öğrencileri yalnızca sınav sonuçlarıyla değerlendirmek yerine akademik göstergelerin yanı sıra özgüven, katılım, azim ve öğrenmeye hazır olma gibi alanları da dikkate almasını öneriyor.

OKULLARA “BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM” ÇAĞRISI

Araştırmanın sonuçları, öğrencilerin başarı düzeyini ölçerken daha geniş bir çerçeve kullanılması gerektiğine işaret ediyor.

Araştırmacılar, öğrenci profillerinde geleneksel notların yanı sıra iyilik hali ve okula katılım göstergelerine de yer verilmesinin öğretmenlerin her öğrencinin ihtiyaçlarını daha iyi anlamasına yardımcı olabileceğini belirtiyor.

Güney Avustralya Eğitim Bakanlığı Baş Yöneticisi Martin Westwell de akademik öğrenme ile öğrencinin gelişiminin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.

Westwell, öğrencilerin yalnızca akademik bilgisinin değil, özgüveninin, dayanıklılığının ve okula katılımının da desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Araştırmacılara göre sonuçlar, eğitimde başarının yalnızca sınav puanlarından oluşmadığını; öğrencinin kendine güvenmesi, güçlüklerle başa çıkabilmesi ve öğrenmeye hazır hissetmesinin de eğitim sürecinin önemli parçaları olduğunu gösteriyor.



Source link

215 bin öğrencilik araştırmadan dikkat çeken sonuç
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

ANW ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.