
Pensilvanya Üniversitesi Perelman Tıp Fakültesi araştırmacılarının Science Advances dergisinde yayımlanan çalışmasına göre, TRF2 adlı protein yalnızca kromozom uçlarını (telomerleri) korumakla kalmıyor; aynı zamanda kas kök hücrelerinin kimliklerini koruyarak yaralanmaların ardından kas dokusunun yenilenmesini de sağlıyor.
Araştırmanın kıdemli yazarı Foteini Mourkioti, “Yıllardır TRF2’nin temel görevinin kromozom uçlarını korumak olduğu düşünülüyordu. Bulgularımız ise bu proteinin yaşam boyunca kas yenilenmesinde de kritik bir rol oynadığını gösteriyor” dedi.
KAS KÖK HÜCRELERİ İŞLEVİNİ KAYBETTİ
Kas kök hücreleri normal koşullarda hareketsiz halde bulunuyor. Ancak kas dokusu hasar gördüğünde aktifleşerek çoğalıyor, hasarlı bölgeyi onarıyor ve ardından yeniden dinlenme durumuna geçiyor.
Araştırmacılar, TRF2 seviyelerinin bu süreç boyunca düzenli biçimde değiştiğini belirledi. Bu durum, proteinin kas onarım sürecini yöneten mekanizmanın bir parçası olabileceğine işaret etti.
Bunu test etmek için laboratuvar farelerinin kas kök hücrelerinden TRF2 çıkarıldı. İlk aşamada kas yapısında belirgin bir değişiklik görülmese de zamanla kas kök hücrelerinin sayısı azaldı ve bu hücreler kas kök hücresi özelliklerini kaybetti.
Araştırmacılar, bu farelerde meydana gelen kas yaralanmalarının ardından sağlıklı kas dokusu oluşmak yerine yağ ve bağ dokusunun biriktiğini gözlemledi.
DUCHENNE KAS DİSTROFİSİ HIZLANDI
Ekip ayrıca Duchenne kas distrofisi modeli farelerde de aynı proteini inceledi.
TRF2’nin kas kök hücrelerinden çıkarılmasıyla hastalığın çok daha hızlı ilerlediği, kas yıkımının arttığı ve farelerin yaşam süresinin kısaldığı belirlendi.
Araştırma, TRF2’nin yalnızca telomerlerde değil, kas kök hücrelerinin kimliğini koruyan genleri düzenleyen DNA bölgelerinde de görev yaptığını ortaya koydu.
Bu bölgelerin önemli bölümünün, son yıllarda kanser araştırmalarında da incelenen “G-dörtlü” (G-quadruplex) adı verilen DNA yapıları içerdiği belirtildi.
YENİ TEDAVİLERİN ÖNÜNÜ AÇABİLİR
Araştırmacılara göre bulgular, kas kök hücrelerinin yenilenme kapasitesini koruyan biyolojik mekanizmanın anlaşılmasına katkı sağlayabilir. Bu mekanizmanın ileride Duchenne kas distrofisi gibi kas hastalıklarına yönelik yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine yardımcı olabileceği ifade edildi.
Çalışmada ayrıca, kas dokusunun güçlü yenilenme kapasitesine rağmen kas kaynaklı kanserlerin neden görece nadir görüldüğünün anlaşılmasına da katkı sağlayabilecek ipuçları elde edildiği belirtildi.
Araştırma ekibi, TRF2’nin kas hücrelerindeki bu farklı işlevinin hem kas hastalıkları hem de kanser biyolojisi açısından yeni araştırmalara kapı aralayabileceğini vurguladı.
