
“KENTLER BETONLA ISINIYOR”
“Kentsel Isı Adası Etkisi İnisiyatifi” adına konuşan TMMOB üyesi Makina Mühendisi Mehmet Remzi Çelik, kontrolsüz betonlaşmanın kentlerde sıcaklığı katlayarak artırdığını söyledi.
Ağaç kaybı, yeşil alanların azalması, marina ve AVM gibi büyük projeler, yoğun trafik ile asfalt yüzeylerin kentleri daha sıcak hale getirdiğini belirten Çelik, hava koridorlarını kapatan yapılaşmanın insan eliyle yaratılmış bir halk sağlığı tehdidine dönüştüğünü ifade etti.
Çelik, İstanbul’da Kuşdili Otoparkı, Söğütlüçeşme, Üsküdar, Kadıköy-Beşiktaş iskele hattı ve Taksim Meydanı’nın belirgin “kentsel ısı adaları” haline geldiğini söyledi.

Çelik, özetle şunları kaydetti:
“İnsanları hasta eden yalnızca atmosferdeki sıcaklık değildir. Beton, asfalt, ağaç kaybı, rüzgâr koridorlarının yok edilmesi ve ranta dayalı kent planlaması sıcaklığa uzun süre maruz kalmayı artırıyor. Kentsel Isı Adası etkisi artık tüm sağlık disiplinlerini ilgilendiren ciddi bir halk sağlığı sorunudur.”
Prof. Dr. Nergis Erdoğan ise “20. yüzyılın en önemli çevresel sorunu hava kirliliğiydi. 21. yüzyılın en önemli fizyolojik sorunu ise ısı stresidir” uyarısında bulundu.
“SICAKLIK ARTTIKÇA ÖLÜMLER DE ARTIYOR”
Doç. Dr. Haluk Çalışır ise İstanbul’da yapılan araştırmalara göre sıcaklık belirli eşiklerin üzerine çıktığında yaşlılarda ölüm riskinin yüzde 20,9, kadınlarda ise yüzde 16,7 arttığını söyledi.
En belirgin artışın inme ve solunum sistemi hastalıklarına bağlı ölümlerde görüldüğünü belirten Çalışır, Sağlık Bakanlığı’nın sıcak hava önerilerinin ekonomik gerçeklerden kopuk olduğunu ifade etti.
Çalışır “Damacana suyun 200 TL olduğu bir düzende insanlara yalnızca ‘bol su tüketin’ demek gerçekçi değildir. Derin yoksulluk koşullarında bireysel öneriler yetersiz kalıyor. Kamusal ve kurumsal koruma mekanizmaları hayata geçirilmelidir” dedi. Tarım işçileri, inşaat emekçileri, motokuryeler ve sokakta çalışan çocukların sıcak hava dalgalarından en fazla etkilenen gruplar olduğunu belirten Çalışır, iklim krizinin aynı zamanda bir emek ve sınıf meselesi olduğunu vurguladı. Çalışır, özetle şu önerilerde bulundu:
“Fosil yakıt kullanımından vazgeçilmeli.
Sıcak hava dalgaları resmi olarak afet kabul edilmeli.
Erken uyarı sistemleri kurulmalı, aşırı sıcak günlerde çalışma ve eğitim yeniden düzenlenmeli.
65 yaş üstü nüfus, çocuklar ve gebeler için özel koruma programları oluşturulmalı.
Kent planlamasında “kentsel ısı adası” etkisi temel ölçütlerden biri olmalı.
Belediyeler serinleme merkezleri açmalı; evsizler ve derin yoksulluk yaşayan yurttaşlar bu merkezlere yönlendirilmeli.
Risk grubundaki hanelere klima ve vantilatör desteği ile elektrik faturası ve ücretsiz içme suyu desteği sağlanmalı.
Sağlık sistemi sıcak hava kaynaklı risklere karşı güçlendirilmeli.
Tabip odaları, uzmanlık dernekleri, sendikalar ve meslek örgütleri sıcak hava dalgalarına ilişkin eğitim ve erken uyarı çalışmalarını yaygınlaştırmalı.”
ANW