
O tarihten bu yana Avrupa UEFA Ligi’nde Lyon’a ve ligde Brighton’a mağlup olurken İstanbul’da Beşiktaş ile 2-2 berabere kaldılar. Ligde Newcastle karşısında evlerinde kaybettikleri maç sonunda topun ağzındaki 47 yaşındaki Fransız teknik direktörleri Pierre Sage, takımının “zihinsel bir mesele” ile boğuştuğunu, ancak daha iyi hissetmek adına “pek çok şeyi değiştirdiklerini” dile getirmişti.
Takımın bir numaralı kalecisi Dean Henderson’un ayak bileğindeki sakatlık nedeniyle üst üste 10 maç kaçırdıktan sonra hafta içinde Lig Kupası’nda kaleye dönmesi, Lig Kupası’nda çeyrek finale yükselmeleri moral açısından önemli; ancak Sage ligdeki performans sorununu çözemezse, “Kartallar”ın başındaki görev süresi beklenenden kısa sürede sona erebilir.
Bu sezon sekiz maçta kalesinde 19 gol gören siyah beyazlılar ligin en cömert savunmasında sahip, 2026’da ligde kalesinde 50 gol gördü. Bu sayı, ligdeki tüm takımlar arasında en yüksek rakam olmakla birlikte, takımın 2025 senesinde yediği toplam gol sayısından (44) şimdiden altı gol daha fazla; üstelik bu takvim yılı içinde oynanacak 10 lig maçı daha bulunuyor.
Baharı andıran bir Londra gününde, geç saatte başlayan maçta Palace, son iki maçından altı puan çıkarıp yükselişe geçen Tottenham deplasmanında.
Geçmişte Palace taraftarları için Tottenham deplasmanı, Londra’nın bir ucundan diğerine yapılan endişe dolu bir yolculuk anlamına geliyordu; ancak son sezonlarda rüzgâr tersine döndü. Tottenham karşısında en üst ligde üst üste dokuz mağlubiyet aldıktan sonra, çıktıkları son iki deplasman maçından galibiyetle ayrıldılar.
Tottenham’a gelince, görkemli mabetlerinde son 37 karşılaşmada yalnızca altıncı galibiyetini elde eden De Zerbi, bu ivmeyi sürdürerek Tottenham Hotspur Stadı’nı rakipler için zorlu bir deplasman haline getirmek hedefinde.
Ev sahibi Tottenham 4-2-3-1 dizilişinde; kalede Kinsky, savunmada Gray, Van Hecke, Van de Ven, Robertson, orta sahada Fernandes, Tonali, ileri uçta Kudus, Marmoush, Tel, önlerinde Solanke.
Misafir Palace 3-4-2-1 dizilişinde; kalede Henderson, savunmada Richards, Disasi, Canvot, orta sahada Mingueza, Wharton, Kamada, Mitchell, ileri uçta McNeil, Pino, önlerinde 14 numaralı Mateta. Henüz 2. dakikada soldan kullandığı kornerden pozisyon üretemiyor Tottenham, uzun sakatlıktan sonra takıma dönen 10 numaralı oyun kurucuları Maddison yedek kulübesinde.
İlk bölümde savunmadan uzun paslarla çıkarak Mateta’ya pozisyon üretme düşüncesinde Palace, orta sahanın solunda Mitchell’in sekiz maçta iki golü bulunuyor. 10. dakikada ilk tehlikeli atağında Mateta’nın vuruşuyla rakip kaleyi deniyorlar, kaleci Kinsky gole izin vermiyor.
Akabinde 10 kişi kalıyor misafir takım, 13. dakikada Mateta’nın Van de Ven’e arkadan müdahalesi sert ve gereksiz, VAR incelemesinden kırmızı kart kararı çıkıyor. Mateta’nın arkadan müdahalesi rakibi sakatlayacak derecede tehlikeli, sert faul oyun kapsamında kırmızı kart gerektirirken ligin en iyi VAR hakemlerinden biri olan Jarred Gillett’ten müdahalesi yerinde, karar doğru.
İki dakika sonra Tottenham savunmasında Gray’in Kamada’ya müdahalesine sarı kart çıkarken ev sahibi topa yüzde 74 oranında sahip olduğu ilk 15 dakikada rakip kaleyi bulamıyor.
Golcüsü Mateta’nın eksikliğinde sağ kanatta Mingueza ile rakip kaleye gitmeye çalışıyor Palace, ancak 3. bölgede etkisizler. 25’te öne geçiyor Tottenham, Kudus’un sağdan kullandığı kornerde arka direkte demarke pozisyonda kafayla topu ağlara gönderen Gray, Palace kalesinde Henderson’un çabası yetersiz.
Eksik rakibi karşısında önde olmanın verdiği özgüvenle 3. bölgeye kalabalık çıkıyor ev sahibi, solda Tel çabukluğu, adam eksiltme becerisiyle göze batan oyuncuları. 33’te soldan kullandıkları 3. kornerden sonuç alamıyorlar, o dakikaya kadar rakip ceza sahasında topla 18 kez buluşurken final paslarında aceleciler.
Devrenin son bölümünde geniş kanatları iyi kullanarak ceza sahasına ortalarla Palace savunmasını bunaltırken iki kanatta Kudus ve Tel göze batan oyuncuları. Tottenham’ın topa yüzde 77 oranında sahip olduğu, rakip kaleyi yedi kez yokladığı iki dakika uzatılan devre tek gollü üstünlüğüyle kapanıyor.
2. devrenin başında Tottenham savunmasında Gray yerini Porro’ya bırakıyor. 48’de ikinci gole yaklaşıyorlar, soldan kullandıkları kornerde Fernandes’in sert vuruşu rakip savunmada McNeil’den dönüyor. İlk bölümde baskılı rakibi karşısında savunma bloğunu kalesine yakın tutuyor Palace, 51’de Solanke’nin vuruşunda gole izin vermiyor Henderson, o dakikaya kadar rakip ceza sahasında topla 32 kez buluşan ev sahibi tüm baskısına rağmen farkı artıramıyor.
60’da Palace’da Mingueza ve Pino yerlerini Nketiah ve Khalaili’yhe bırakıyor. 66’da Tottenham’da Solanke’nin yerine Gallagher sahada. Akabinde rakip savunmanın eksik yakalandığı pozisyonda Tel sol çaprazdan isabetsiz vuruyor, ikinci golü bekleyen ev sahibi tribünler tedirgin.
73’te fark ikiye çıkıyor, Fernandes’in soldan ortaladığı topta Van Hecke’nin kafa vuruşunu çizgide çeliyor Henderson, savunma oyuncusu yakın mesafeden kafayla tamamlıyor. Pozisyonda golü kaydederken gösterdiği reaksiyon takdire şayan. 78’de Tottenham’da Udogie ve Kulusevski, Marmoush ve Kudus’un yerlerini alırken Palace’da McNeil yerini Osorio’ya bırakıyor.
Üç dakika sonra Tottenham atağında Gallagher’ın gollük vuruşunu soluna doğru uzanarak çıkarıyor Henderson, Palace kalecisi farkın artmasını önlerken lige tutunma mücadelesinde takımdaki önemini gösteriyor. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca 2-0 kazanan Tottenham üç puanı kapıyor.
Bu sonuçla Palace dokuz maçta altıncı yenilgisini alırken küme düşme potasında, 18. sırada geleceğe endişeyle bakıyor. Gelecek maçta sahalarında Liverpool’u ağırlayacaklar, teknik direktörleri Pierre Sage için zaman daralıyor.
Tottenham’a gelince, son üç maçı kayıpsız atlatan takım ligde sekizinci sıraya yükseldi. Önlerindeki dört maç sırasıyla Leeds (D), Ipswich (E), Sunderland (D) ve Fulham (E); ardından Kuzey Londra derbisinde Arsenal’e konuk olacaklar. De Zerbi yönetiminde takım uyum ve özgüven yakalarken yaz döneminde kadroya katılan yıldız isimler beklenen katkıyı vermeye başladı.