ABD’de boş tencere patladı

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala


Trump seçimden önce halka pusulada kendisinin olduğunu varsaymalarını söylemişti. Seçim mağlubiyetinden sonra ise “Pusulada ben olsaydım açık farkla kazanırdık” dedi. Suçu adaylara atarak işin içinden çıkmaya, kendisini hezimetten sıyırmaya çalıştı. Oysa sonuçlar ona ve başarısız yönetimine yönelik güçlü bir tepkiydi.

Beyaz Saray’ın korku politikası sonuç vermedi. Seçimden önce Demokratların seçimi kazanmasının “ülkeyi komünistlere vermek” anlamına geleceğini söyleyen, rakiplerini “çılgın, manyak ve radikal” gibi ifadelerle damgalamak isteyen Trump, sert şekilde duvara tosladı. Geçim krizi yaşayan ve maliyetler karşısında ezilen ABD halkı, korku ve paranoya diline kulak asmayarak Trump’tan hesap sordu.

ABD ara seçimleri, Trump’ın başarısız yönetimine karşı geniş bir itiraz koalisyonunun zaferi olarak okunmalı. Ekonomik sorunlardan bunalan ve yaşam şartları gün geçtikte kötüleşen Amerikalılar sandıkta Trump’a karşı ortak bir tutum aldı. Sonuç olarak ABD’de boş tencere, Cumhuriyetçilere ara seçimleri kaybettirdi. Dolayısıyla aslında sadece Cumhuriyetçilerin pusulada yer alan adayları değil Trump da büyük kaybetti.

Demokratların bazı eyaletlerde Müslüman kimliğiyle bilinen ya da Hristiyan inancını siyasi söyleminde öne çıkaran adaylarla kazandıkları başarıda, sosyal haklarla ekonomik talepleri birleştiren seçim stratejilerinin ciddi payı var. Bu isimlerin söylemlerine bakıldığında, bir yandan ekonomik sorunların sorumlusunu net şekilde ortaya koyarken diğer yandan da değişim iddiasını somut hayat pratiklerine dayandırdıkları görülebilir.

Bir avuç zengin milyarına milyar katarken, sağlık hizmeti alabilmek, çocuğunun gereksinimlerini karşılayabilmek, borç batağından kurtulmak, insanca barınabilmek, sokakta, hastane kapılarında ölmemek, dünyanın “süper gücü” olarak tarif edilen ABD’de geniş halk kesimlerinin önceliği haline geldi. Tüm etnik ve inançsal kimlikleri kuşatan, herkes için geçerli ve hayati olan meselelere dokunan meşru talepler, doğru planlama, etkili iletişim ve güven veren temsille tüm negatif kutuplaştırma ve korkutma tuzaklarını aşarak seçim başarısına dönüştü.

Cumhuriyetçilerin yaşadığı yenilgiyi tek başına bir partinin yenilgisi olarak tanımlamak eksik kalır. Kapitalist sömürü ve emperyalist barbarlık, yerkürenin dört bir yanında toplumları bıçağın kemiğe dayandığı bir noktaya getirdi. Büyük analizler yapmadan ve iddialı sözler dile getirmeden önce elbette olan bitene temkinli bir gözle bakmakta yarar var. Ancak önce Brezilya ve Sırbistan, şimdi de ABD’deki seçimlerin detayları üzerinde etraflıca düşünülmeli. Her biri başka dersler sunuyor. Tepki bazen düzen içi seçeneklere yönelse de toplumların yeni bir şey aradığı ortada.

Türkiye’de de sözünü ettiğimiz ülkelerdekine benzer sorunlar var. Hatta tümü daha ağır yaşanıyor. Ancak unutulmamalı ki ekonomik, siyasi ve sosyal memnuniyetsizlik tek başına başarı doğurmaz. Bu öfkenin doğru bir siyasi yörüngeye sokulması da en az memnuniyetsizliğin varlığı kadar önemli. Zira bu tepki odaksız kalarak dağılabilir, hilelerle manipüle edilebilir ve zamanla sönümlenebilir.

Ezcümle itiraz dinamiği, siyasi örgütlenme ve gerçek bir programla birleşmezse değişim ancak bir hayalden ibaret olur. Boş tencere takırdamaya devam etse bile… Dünyada ve Türkiye’de bir şeylerin değişme ihtimali, muhalefetin siyasi pratiğinin dönüştürme kapasitesine bağlı. Bizim açımızdan soru işaretleri en çok burada çoğalıyor. Yine de umut etmek için yeterince nedene sahibiz.



Source link

ABD’de boş tencere patladı
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

ANW ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.