
Peki bilimsel çalışmalar bu iddialar hakkında ne söylüyor?
The Conversation için Hertfordshire Üniversitesi’nden Lindsay Bottoms tarafından kaleme alınan ve ScienceAlert tarafından yayımlanan değerlendirme, soğuk duş konusunda yapılmış çeşitli araştırmaları bir araya getiriyor. Bulgular, bazı etkilerin gerçekten ölçülebildiğini ancak soğuk duşun tek başına bir “sağlık reçetesi” olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.
HASTALIK NEDENİYLE İŞE GİTMEME ORANI AZALDI
Soğuk duş üzerine en dikkat çekici çalışmalardan biri Hollanda’da 3 binden fazla katılımcıyla gerçekleştirildi.
Katılımcılar dört gruba ayrıldı. Herkes sıcak duş aldı ancak üç gruptan duşlarını sırasıyla 30, 60 veya 90 saniyelik soğuk suyla bitirmeleri istendi. Kontrol grubu ise yalnızca sıcak duş aldı.
Bir aylık uygulamanın ardından yapılan üç aylık takipte, duşunu soğuk suyla tamamlayan gruplarda hastalık nedeniyle işe gelmeme oranının yüzde 29 daha düşük olduğu görüldü.
Ancak araştırmada soğuk suyun 30, 60 ya da 90 saniye uygulanmasının sonuç üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı belirlendi.
Bu bulgunun insanların gerçekten daha az hastalandığı anlamına gelip gelmediği ise net değil. Araştırmacılar, soğuk suyun bağışıklık sistemi üzerinde bazı etkileri olabileceğini değerlendirirken, mekanizmanın kesin olarak ortaya konulabilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
VÜCUDUN “SAVAŞ YA DA KAÇ” SİSTEMİNİ HAREKETE GEÇİRİYOR
Soğuk suya ani biçimde maruz kalındığında vücudun sempatik sinir sistemi devreye giriyor. Bu sistem, tehlike veya yoğun stres karşısında ortaya çıkan “savaş ya da kaç” tepkisinin önemli bir parçası.
Soğuk suyla birlikte noradrenalin düzeylerinde artış yaşanabiliyor. Aynı zamanda kalp atış hızı ve kan basıncı da yükselebiliyor.
Araştırmacılar, soğuğa maruz kalmanın bazı olası sağlık etkilerinin bu fizyolojik yanıtlarla bağlantılı olabileceğini düşünüyor.
Ancak aynı mekanizma bazı kişiler açısından risk oluşturuyor. Özellikle kalp-damar hastalığı bulunanlarda ani soğuk su maruziyeti, kalbin üzerine ilave yük bindirebiliyor.
KAN DOLAŞIMINI ETKİLİYOR
Soğuk suya girildiğinde vücut ısı kaybını azaltmak için cilt yüzeyindeki damarları daraltıyor ve cilde giden kan miktarı azalıyor.
Soğuk maruziyeti sona erdiğinde ise vücut yeniden ısınmaya çalışırken yüzeysel kan akışı artıyor.
Bazı araştırmalar bu sürecin dolaşım üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini öne sürüyor. Egzersiz sonrasında soğuk suya dalmanın etkilerini inceleyen bir çalışmada da dört haftanın ardından kaslardaki kan akışında değişiklikler gözlendi.
Ancak bu çalışmaların önemli bir bölümünün soğuk duşu değil, soğuk suya daldırmayı incelediği unutulmamalı.
KİLO VERDİRİR Mİ?
Soğuk duşlarla ilgili en sık tekrarlanan iddialardan biri de metabolizmayı hızlandırarak kilo kaybına yardımcı olabileceği.
Bir araştırmada 14 derece sıcaklıktaki suya maruz kalmanın metabolizma hızında büyük bir geçici artışa neden olabildiği gösterildi.
Ancak bu bulgu, soğuk duş almanın doğrudan ve kalıcı şekilde kilo verdirdiği anlamına gelmiyor. Çalışmalar çoğunlukla kısa süreli metabolik tepkileri inceliyor ve soğuk duşun etkili bir kilo verme yöntemi olduğuna ilişkin güçlü klinik kanıt bulunmuyor.
RUH HALİNE ETKİSİ VAR MI?
Soğuk suyun zihinsel uyanıklığı artırabileceğine ilişkin de bazı bulgular var.
Bunun bir nedeni, soğuğun sempatik sinir sistemini aktive etmesi. Bazı araştırmalarda özellikle yüz ve boyun bölgesine soğuk su uygulanmasının beyin fonksiyonları üzerinde geçici etkiler yaratabildiği görüldü.
Soğuk duşun depresyon belirtilerini azaltabileceği yönünde de hipotezler bulunuyor. Buna göre ciltteki çok sayıdaki soğuk reseptörünün uyarılması, periferik sinirlerden beyne yoğun elektriksel sinyal gönderilmesine neden olabilir.
Ancak bu alandaki kanıtlar oldukça sınırlı. Soğuk duş, depresyon için kanıtlanmış bir tedavi değil ve psikiyatrik ya da psikolojik tedavilerin yerine kullanılmamalı.
HERKES İÇİN GÜVENLİ DEĞİL
Soğuk suya ani geçiş vücutta güçlü bir stres yanıtına yol açıyor. Kalp atışlarının hızlanması ve kan basıncının yükselmesi, özellikle kalp hastalığı bulunan kişiler açısından tehlikeli olabilir.
Uzmanlar, kalp-damar hastalığı bulunanların, ritim bozukluğu yaşayanların veya soğuğa karşı sağlık sorunu bulunanların ani ve yoğun soğuk su uygulamalarından kaçınması ve bu tür uygulamaları denemeden önce hekime danışması gerektiğine dikkat çekiyor.
Mevcut araştırmalar bir arada değerlendirildiğinde, soğuk duşun bazı fizyolojik etkileri bulunduğu açık olsa da bağışıklık, kilo kaybı ve ruh sağlığı gibi alanlardaki yararları kesinleşmiş değil. Kısacası soğuk duş bazı kişiler için canlandırıcı bir alışkanlık olabilir ancak bilimsel veriler onu başlı başına bir tedavi yöntemi olarak desteklemiyor.