
İklim krizinin etkileri her geçen gün ağırlaşırken AKP iktidarı, enerji politikalarında kömüre bağımlılığı sürdürmekte kararlı. Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye’de, iklim kriziyle mücadele söylemlerine karşın kamu kaynakları kömür şirketlerine aktarılıyor. İktidarın kömürden çıkış için somut bir takvim ortaya koymaması, yeni termik santral yatırımları ve şirketlere sağlanan milyarlarca avroluk teşvik, uluslararası çevre örgütü Urgewald’ın da aralarında bulunduğu 55 sivil toplum kuruluşunun 2026 Küresel Kömürden Çıkış Listesi’ne (GCEL) yansıdı.
2,4 MİLYAR AVRO TEŞVİK
GCEL’e göre COP31 gündeminde elektrifikasyonu, yani enerji tüketiminde elektrik kullanımının yaygınlaştırılmasını öne çıkaran iktidar, kömür endüstrisine yılda 2,4 milyar avroyu aşkın teşvik sağlamayı sürdürüyor.
Kamu kaynaklarıyla desteklenen kömür sektörü, Türkiye’nin elektrik üretiminde de ağırlığını korudu. 2025 yılında üretilen elektriğin yüzde 34’ü kömürden karşılandı. Rüzgâr ve güneş enerjisinin toplam payı ise yüzde 22’de kaldı. Avrupa’nın büyük bölümünde rüzgâr ve güneşten elektrik üretimi kömürü geride bırakırken Türkiye’de kömür halen en büyük elektrik üretim kaynağı.
Urgewald Direktörü Heffa Schücking, elektrifikasyon hedeflerine ilişkin, “Kömürden çıkmadan elektrifikasyon, kirli suyla duş almaya benzer. Kirli bir temel üzerine temiz bir enerji geleceği inşa edemezsiniz” dedi.
CENGİZ BÜYÜYECEK
Raporda Türkiye’deki yeni kömür yatırımlarının başında, AKP’nin gözde müteahhitlerinden Mehmet Cengiz’in şirketinin Çanakkale’deki termik santral planı yer aldı.
Cengiz Holding’e bağlı Cenal Elektrik, Haziran 2026’da Çanakkale’deki Cenal Termik Santralı’na bin 50 MW kapasiteli yeni bir ünite eklemeyi planladığını duyurdu. Raporda, söz konusu yatırımın fiilen ikinci bir büyük kömürlü termik santral kurulması anlamına geldiğine dikkat çekti. Yeni üniteyle birlikte Cengiz Holding’in toplam kömürlü elektrik üretim kapasitesi 2 bin 382 MW’a ulaşacak. Böylece holding, Türkiye’nin üçüncü büyük kömürlü elektrik üretim kapasitesine sahip şirketi konumuna yükselecek.
HALK SAĞLIĞI TEHLİKEDE
Cenal Termik Santralı’nın kapasitesinin artırılmasına karşı çevre örgütleri de tepki gösterdi. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nden Süheyla Doğan, “Santral halihazırda her yıl 3 milyon tondan fazla kömür yakıyor. Soluduğumuz havayı kirletiyor ve çocuklarımızın sağlığını mahvediyor. Kıyı sularını ve tarım arazilerini kirletiyor. Yeni bir ünitenin inşasını engellemek için sonuna kadar mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.
KURUM VAZGEÇMİYOR
Ayrıca raporda, kömür yatırımlarında iktidarın ısrarını ortaya koyan bir diğer gelişmenin de Maraş’taki Afşin-Elbistan Termik Santralı’nda yaşandığı vurgulandı.
Santrala eklenmesi planlanan yeni üniteler için verilen ÇED kararının mahkeme tarafından iptal edildiği hatırlatılırken Çevre Bakanlığı’nın, iptal kararına karşı itirazda bulunduğuna dikkat çekildi. Raporda, “Hükümet santralı genişletme konusunda kararlılığını sürdürüyor. Yakın zamanda mahkeme ÇED kararını iptal etmiş olsa da COP31 Başkanı Murat Kurum başkanlığındaki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu karara itiraz ediyor” ifadeleri yer aldı.
BAĞIMLILIK VURGUSU
Türkiye’nin kömür politikası, enerji ithalatı ve dışa bağımlılık açısından da raporda ele alındı. Termik santrallarda yakılan kömürün büyük bölümünün Rusya’dan sağlandığına dikkat çekilen raporda, Türkiye’nin, Aralık 2022’den bu yana Rusya’nın kömür ihracatının yüzde 15’ini aldığı belirtildi. Böylece Çin ve Hindistan’ın ardından Rus kömürünün üçüncü büyük alıcısı Türkiye oldu.
BİR İPTALE ÜÇ YENİ PROJE
Rapor, kömür ısrarının küresel çapta devam ettiğini de ortaya koydu. 2025 yılında dünya genelinde planlanan 76 kömür projesi iptal edildi veya rafa kaldırıldı. Buna karşılık son bir yılda 257 yeni kömür projesi duyuruldu. Böylece geliştirme aşamasındaki projelerin toplam sayısı bin 510’a ulaştı. Urgewald’dan Pacôme David-Mauduit, “Askıya alınan her projeye karşılık üç yeni proje duyuruldu” dedi.
Rapora göre GCEL’de yer alan şirketlerin yüzde 40’ından fazlası yeni termal kömür yatırımları geliştirdi. Dünya genelinde 335 şirketin 606 yeni kömürlü termik santral projesi planladığı belirlendi. Yeni santral kapasitesinin yüzde 70’inden Çinli, yüzde 18’inden Hindistan merkezli şirketler sorumlu olurken kalan yüzde 12’lik bölüm ise Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 33 ülkeye dağıldı. Kömür madenciliğinde de genişlemenin sürdüğü belirtildi. Raporda 39 ülkede yeni maden açan veya mevcut madenlerini genişleten 357 şirket tespit edildi. Şirketlerin planladığı yeni üretim kapasitesi yıllık en az 3 milyar 271 milyon tona ulaştı. Bu miktar, dünyadaki mevcut yıllık termal kömür üretiminin yüzde 41’ine karşılık geliyor.
∗∗∗
YÜZDE 95’İN PLANI YOK
Uluslararası Enerji Ajansı’na göre küresel enerji sisteminde 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşılması için gelişmiş ekonomilerin 2030’a, dünyanın geri kalanının ise 2040’a kadar termal kömür kullanımını sona erdirmesi gerekiyor. Ancak GCEL 2026’da yer alan 2 bin 700’den fazla ana ve bağlı şirketin yalnızca 142’si bütün kömür varlıkları için çıkış tarihi açıkladı. Kömür şirketlerinin yüzde 95’i ise çıkış planı ortaya koymadı.Üstelik beş şirket daha önce açıkladığı kömürden çıkış planını 2026’da geri çekti. Aralarında ABD’deki Grand River Dam Authority ve Endonezya’daki PT Cirebon Electric Power’ın da bulunduğu şirketler kömür faaliyetlerini sürdürme kararı aldı. 12 şirket ise kömürden çıkış tarihini erteledi. Son bir yılda kömür faaliyetlerini tamamen sona erdirerek GCEL listesinden çıkan şirket sayısı yalnızca 17 oldu.

