
DİYARBAKIR CEZAEVİ’NİN HAFIZASI
Belgesel Özel Gösterim bölümünde yer alan Orhan Miroğlu imzalı Posta Kutusu 213 – Diyarbakır, 12 Eylül askeri darbesinin ardından Diyarbakır Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerini konu alıyor. Gösterimin ardından konuşan Miroğlu, cezaevinde yaşadıklarının yazarlığını ve siyasi yaşamını derinden etkilediğini söyledi.
Cezaevinin geçmişte yıkılarak okula dönüştürülmesinin gündeme geldiğini hatırlatan Miroğlu, buna karşı çıktıklarını belirterek, “Nihayet Kültür Bakanlığı burayı bir müze yapıyor. Bizim hikâyemiz de o müzenin bir parçası olsun istedik” dedi.
Belgeselde yalnızca işkenceye maruz kalanların değil, dönemin askeri görevlilerinin tanıklıklarına da yer verdiklerini anlatan Miroğlu, bu görüşmelerin özellikle planlandığını ifade etti.
Belgeselin katılımcılarından Paşa Akdoğan ise filmi her izlediğinde cezaevinde yaşadıklarını yeniden hissettiğini belirtti. Akdoğan, askeri darbelerin demokrasiyi askıya aldığını ve ağır insan hakları ihlallerine yol açtığını vurgulayarak geçmişle yüzleşmenin herkesin sorumluluğu olduğunu söyledi.
Görüntü yönetmeni Cevahir Şahin, tanıklıkları dinlerken yaşananların boyutunu daha iyi kavradığını belirtirken belgeselin süpervizörü Mehmet Eryılmaz da çalışmaya katkıda bulunmayı vicdani bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti.
CEZAEVİNDE BÜYÜYEN ÇOCUKLAR
Ulusal Kısa Film Yarışması’nda gösterilen Porkatal, anneleriyle birlikte cezaevinde yaşamak zorunda kalan çocukların hayatına odaklanıyor.
Filmin yönetmeni Sis Gürdal, Türkiye’de anneleriyle cezaevinde kalan yüzlerce çocuk olduğunu öğrendikten sonra bu hikâyeyi anlatmaya karar verdiğini söyledi. Konuyla ilgili uzman psikologlarla görüştüğünü belirten Gürdal, cezaevinden çıkan bir erkek çocuğun topluma uyum sağlama çabasını ele aldığını anlattı.
Yönetmen, filmin başkarakteri Engin’in cezaevinden çıktıktan sonra köyde yeni bir yaşam kurmak yerine annesine dönmenin yollarını aradığını belirterek hikâyenin merkezinde bu arayışın bulunduğunu ifade etti.
MAYINLARIN GÖLGESİNDE ÇEKİM
Kısa Film Özel Gösterim bölümündeki Adım Adım Eve, Karabağ’da savaşın ardından geride kalan mayınları konu alıyor. Yönetmen Evrim İnci, Azerbaycan’a yaptığı bir seyahatte bölgedeki mayın sorununu öğrendiğini ve belgesel için çalışmaya başladıklarını anlattı.
Çekimlerin ciddi güvenlik önlemleri altında gerçekleştirildiğini belirten İnci, mayın arama faaliyetleri sırasında hareket alanlarının sınırlandırıldığını söyledi. Yönetmen, “Bir adım bile atmamız yasaktı. Zaten çekime gittiğimizde ilk olarak çelik yelek giydirdiler” dedi.
İnci, olası bir patlama riskinin çekim ekibini psikolojik açıdan da zorladığını ifade etti.
KADINLARIN MÜCADELESİ
Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda gösterilen Denizyıldızı: Bir Cesaret Öyküsü, açık deniz yüzücüsü Bengisu Avcı’nın yolculuğunu izleyiciye taşıdı. Avcı, Manş Denizi’ni geçme hedefiyle başladığı yüzme serüvenini başlangıçta telefonuyla kaydettiğini anlattı.
Belgeselin yönetmeni Onat Can Karabatak, Avcı’nın son iki açık deniz geçişini görüntüleyebildiklerini belirterek kontrol edemedikleri koşullarda çekim yaptıklarını söyledi. Karabatak, Avcı’nın Oceans Seven mücadelesini tamamlamasına tanıklık ettiklerini ifade etti.
Yarışmadaki bir diğer yapım Prima Ballerina Meriç ise Devlet Sanatçısı Meriç Sümen’in Kuğu Gölü ile yeniden sahneye dönüşünü konu aldı. Yönetmen Deniz Gürgen Atalay, Sümen’in sahneye çıkacağını öğrendiği gün belgeseli çekmeye karar verdiğini anlattı.
Sümen ise kamera karşısına özel bir hazırlık yapmadan çıktığını belirterek, “Bu çıkışlar hep kendime olan kızgınlığımdır, kendimle savaşımdır. Kendime çok kızarım, kendimi affetmem” sözleriyle sanat yaşamındaki mükemmeliyetçilik arayışını dile getirdi.
KİŞİSEL ARAYIŞLAR VE AİDİYET
Belgesel Özel Gösterim bölümünde yer alan Aslı Akdağ imzalı Arayış, farklı yaşam deneyimlerine sahip üç kişinin kendini tanıma yolculuğunu ele aldı. Yönetmen Akdağ, karakterlerin birbirinden farklı görünmelerine karşın ortak duygular taşıdığını belirtti. Belgeselin katılımcılarından Yıldız Işık ise çocukluğunun geçtiği Veliefendi’ye yeniden gitmenin kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu söyledi.
Ulusal Kısa Film Yarışması’nda gösterilen Murat Ayyıldız’ın Adreste Bir Sorun Var filmi, bir siyasetçiyle fotoğraf çektirmek isteyen yaşlı bir adamın hikâyesinden hareketle siyasetin gündelik hayattaki etkilerini ele aldı.
Melis Balcı’nın animasyon filmi Anaokulu ise farklı olmanın yarattığı utanç duygusuna odaklandı. Balcı, hikâyeyi Fransa’da bir çizim atölyesinde yaşadığı deneyimi kendisine anlatan arkadaşından esinlenerek oluşturduğunu söyledi.
Özel gösterimlerde yer alan Hayaletin Evi Yok filminin yönetmeni Ege Yılmaz, yapımda kendi yaşamındaki yersiz yurtsuzluk hissinden yola çıktığını belirtti.
Anadolu’nun Kayıp Pençeleri filminin yönetmeni Mert Can Altun ise Hazar kaplanı ve Anadolu parsının yaşam mücadelesini kendi deneyimleriyle ilişkilendirdiğini anlattı. Altun, gerçek fotoğrafları referans alarak yapay zekâ yardımıyla hazırladığı belgeseli üç ayda tamamladığını söyledi.