
SİNEMADAN MADEN OCAĞINA
Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda gösterilen Arda Sarıgün’ün “Mükellef” belgeseli, Zonguldak’taki maden işçilerinin yaşamına odaklandı. Kendisi de Zonguldaklı olan Sarıgün, belgeselin işçilerle yaptıkları sohbetler sırasında şekillendiğini söyledi.
Belgeselin katılımcılarından Akın Ertürk, sinema sektöründen madenciliğe uzanan yaşamını anlattı. Henüz 18 yaşındayken “Arka Sokaklar” dizisinde kamera asistanı olarak çalışmaya başladığını belirten Ertürk, uzun çalışma saatleri ve düzensiz ücret ödemeleri nedeniyle sektörden ayrıldığını söyledi.
Ailesinin madencilik geçmişinden söz eden Ertürk, “Dayım, dedem; hepsi madenci. Sezon finali vermişti o zaman çalıştığım işte. Zonguldak’a gittim, dayım ‘Bir gel dene. Olmazsa bırakırsın’ dedi. Şu an sekiz senelik maden işçisiyim” ifadelerini kullandı.
Yarışmanın bir diğer belgeseli “Kameram 45 Kilo”, görüntü yönetmeni Colin Mounier’in yaşamını konu aldı. Yönetmen Kenan Özer, Paris’te başlayan sinema kariyerini Türkiye’ye taşıyan ve Emir Kusturica ile de çalışan Mounier’i İznik’e taşındıktan sonra tanıdığını anlattı.
Yetmişten fazla yapımda görev alan Mounier ise ilk kez kamera önünde kendi yaşamını izlemenin farklı bir deneyim olduğunu belirterek, “Normalde kamera arkasındayım. Herhalde benim özelliğim, oyunculara destek, güven vermek” dedi.
KADINLARIN KÜLTÜREL HAFIZASI
Yarışma dışı özel gösterim programında yer alan Ebru Güzel’in “Ana’dolu – Bacılar, Bibiler ve Ezeler” belgeseli, Anadolu’da kadınlar aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi ve ritüelleri ele aldı.
Beş yılda tamamlanan belgeselin yönetmeni Güzel, kadınların kültürel mirasının giderek unutulduğuna dikkat çekti. Geleneksel bilgilerin yalnızca sözlü anlatımlarda değil, kıyafetlerdeki nakışlarda ve gündelik eşyalarda da korunduğunu belirten Güzel, “Kolektif hafıza dediğimiz şey, belleklerde kayıtlı” dedi.
Belgeselin katılımcılarından Kıymet Kına ise kadınların sorunlarının toplumsal yaşamın bütününden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayarak, “Dayanışmayı, paylaşımı, eşitliği, yan yana olmayı yeniden hatırlamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Belgesel Özel Gösterim bölümünde seyirciyle buluşan “River Dreams”, kadınların kendilerini bir nehir üzerinden anlatmalarına odaklandı. Kazakistanlı yönetmen Kristina Mikhailova, başlangıçta oyuncular, sanatçılar ve aktivistlerle çalıştığını, ardından farklı kadınların anlatılarını da filme dâhil ettiğini söyledi. Yapım, dünya prömiyerini yaptığı Berlin Film Festivali’nde Ekümenik Jüri Ödülü kazanmıştı.
ÇARESİZLİK VE OTORİTE
Ulusal Kısa Film Yarışması’nda gösterilen “Süpermen Bozkıra Düştü”, geçimini sağlamak için Süpermen kostümü giyen Kâzım’ın yaşadığı çaresizliği konu aldı.
Filmin yönetmeni Serdal Altun, hikâyenin çocukluğunda okuduğu bir öyküden doğduğunu belirterek, “Beni motive eden şey, bütün dünyada gücü temsil eden bir kostümün içerisinde bir o kadar çaresiz bir adam figürüydü” dedi. Altun, babalıkla birlikte erkeklere yüklenen her şeyi başarma beklentisinin de filmin temel meselelerinden biri olduğunu söyledi.
Gülsün Odabaş’ın yönettiği “Konteyner”, mahallesinde giderek kendi otoritesini kuran Sultan’ın hikâyesini anlattı. Odabaş, karakterin yalnızlığından çok iktidar kurma arzusuyla ilgilendiğini belirterek, “İçimizdeki otoriter gücün fırsat bulunca nasıl ortaya çıktığını anlatmak istiyorum” dedi.
Sultan karakterini canlandıran Sema Tuğsel de karakterin davranışlarını yalnızlıkla açıklamanın yetersiz olduğunu, mahallede kendisine bir güç alanı yaratmaya çalıştığını ifade etti.
Yarışmada gösterilen “Bir Rüyanın Hayali” ise 1990’ların Berlin’inde yaşayan 12 yaşındaki Kerem’in hikâyesi üzerinden erkeklik meselesini ele aldı. Yönetmenlerden Alpan Esen, filmin erkekliğe ilişkin sorulardan doğduğunu belirtti. Esen, herhangi bir fondan yararlanmadan Almanya’da gerçekleştirdikleri çekimlerin sekiz gün sürdüğünü söyledi.
GENÇ SİNEMACILARIN FİLMLERİ
Festival kapsamında üçüncü kez düzenlenen Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nın ikinci seçkisi de izleyiciyle buluştu.
Seçkide Zehra Aktaş’ın “Ez û Şeytanokên Min”, Duygu Yörükoğlu’nun “Çatlak”, Selin Toprak’ın “Dünya Günü Kutlu Olsun”, Fatma Meral Çelik’in “Kim Bu cEmil”, Melika Habibi’nin “Lotus” ve Yasin Dağlı’nın “Mandalina” filmleri gösterildi. Gösterimlerin ardından genç yönetmenler seyircilerin sorularını yanıtladı.
